Diş Hekimi Necmettin Karakaya: Engel İnsanın Beynindedir.

Röportaj Konuğumuz Sn. Diş Hekimi Necmettin Karakaya
Bu haber 2017-02-23 12:51:01 eklenmiş ve 1329 kez görüntülenmiştir.

Diş Hekimi Necmettin Karakaya: Engel İnsanın Beynindedir.

 

RÖPORTAJ: Rukiye TÜREYEN

 

Röportaj Konuğumuz Sn. Diş Hekimi Necmettin Karakaya

 

Biz engelliler ilgiyi severiz. Ailemizden çevremizden gördüğümüz ilgi hoşgörü ve şefkat hoşumuza gider. Sıcakkanlı olmak çok önemlidir herkes için, özelliklede biz engelliler için. Doktorlukta olduğu gibi her meslekte iyi ve kötü insanlar vardır. Ben onu evde bakım hizmetinde tanıdım. Eve dişimi çekmeye gelmişti, o vesile ile tanışmış oldum. Kendisi diş hekimi ve devletin biz engelli bireylere sağlamış olduğu evde bakım hizmetinde görevli bir doktor o.Engelli, yaşlı, bakıma muhtaç insanların evlerine gidip, ağız ve diş bakımını yapıyor. Bakım yaparken veya diş çekerken ilgi alakayı da eksik etmiyor. Evet sevgili Cantürk Haber okurları… 

 

Bu köşemin konuğu

 

Sayın Diş Hekimi Necmettin KARAKAYA.

 

RT: Necmettin Bey, hoş geldiniz. kendinizi biraz tanıtır mısınız? 

Nk: 1966 Ankara doğumluyum. İlkokulu Ankara Etlik İlkokulunda, ortaokul ve liseyi Ankara Çubuk Lisesinde Parasız Yatılı olarak okudum. Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden 1988 yılında mezun oldum. Edirne, Bingöl, Bilecik-Gölpazarı,  Sakarya –Pamukova’da serbest diş hekimi olarak çalıştım. 2007 yılından itibaren şu an çalıştığım kurum olan Sakarya Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde görev yapmaktayım. Evliyim, çok harika bir ailem ve üç tane dünya tatlısı evladım var.

 

 

RT: Evde bakım hizmetine siz mi dâhil oldunuz? Yoksa görevlendirildiniz mi?

NK: Evde sağlık hizmetleri ilk başladığında hastaneden bir hekim arkadaş gönüllü olarak başladı. 2-3 ay yaptı sonra bıraktı. Ben devraldım ve gönüllü olarak yapıyorum ve de devam edeceğim.

 

RT: Çocukluğunuzda olmak istediğiniz mesleği mi icra ediyorsunuz?

NK: İlkokul Öğretmenimiz Duray Şenel  (öldüyse Allah rahmet eylesin) büyüyünce ne olacaksınız diye sorardı. Ben de her seferinde doktor olacağım derdim. Allah Nasip etti.

 

 

RT: Devlet evde bakım hizmetini sağlamamış olmasaydı, engelliler yaşlılar kısacası hastaneye gelemeyen hastalar için, neler yapardınız? Yine Evlere gider miydiniz?

NK: Sosyal devletin vatandaşına özellikle yaşlı, kimsesiz, engelli vs. insanlara daha fazla hizmet götürmesi gerektiğine inanıyorum. Eskiden böyle şeyler hayaldi ama;  isteyince ne güzel şeyler yapılıyormuş. Kapsam daha da genişletilmeli. Hatta gezici ekipler kurulmalı bu insanlar evlerinde ziyaret edilmeli, hal hatır sorulmalı, hediyeler götürülmeli, evlerinde çay içilmeli, sohbetler yapılmalı. Çünkü bu insanlar çok yalnız.

Özel muayenehanem varken de evlere gidiyordum ama bu kadar çok hasta olmuyordu.

 

RT: Mesela bazı doktorlar ilgisiz olurlar. İşimi yapayımda hemen Hasta gitsin isterler. Siz ise tam tersi, ilgi gösteriyorsunuz dakikalarca başında bekliyorsunuz. Sohbet ediyorsunuz, yani hasta sizin yanınızda sıkılmıyor.

Bu sıcaklığı nasıl sağlıyorsunuz ki, hastalar sizden sıkılmıyor?

NK: İşimi severek yaptığım içindir herhalde. 

Duası kabul olunanlar arasında hastalar ilk sırayı alır. Yani hastaların duası kabul olur. Hastaların ve Yaşlı duasını önemsiyorum. Dua almak çok güzel bir şey. Duaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

 

RT: Ben hep şöyle düşünürüm, engelli yaşlı ve diğer hastalara hizmet etmek kutsaldır. Siz de bu güzel ve kutsal işi yapıyorsunuz. Hiç bıktığınız sıkıldığınız oluyor mu? Keşke evde bakım hizmetine girmeseydim dediğiniz oldu mu?

NK: Haftanın bir gününü ( önceden yarım gün idi) evde sağlık hizmetlerine ayırdım. Diğer günler hastanede poliklinik yapıyorum. Hastam çok oluyor ve de performansımı yetiştirmekte sıkıntım oluyor. Sadece bu yüzden zorlanıyorum. Evde sağlık günü olan perşembeyi iple çekiyorum. Çok keyif alarak yapıyorum bu işi.

 

 

RT: Doktorluk mesleğinizde ve ya evde bakım hizmetinde başınıza ilginç bir olay geldi mi? Unutamadığınız bir anınız var mı?

NK: Bir seferinde eve hasta için gittiğimizde evde hasta yalnız bize kapıyı açtı yürüyebiliyor kendi kendine. Bazen evde sağlık hizmetini hak etmeyen hastalara gidiyoruz. Her evde farklı bir hayat, her evde ayrı bir hikâye.

 

RT: Evlere ne sıklıkla gidiyorsunuz? Evde bakım hizmetinde bir tek hekim siz misiniz?

NK: Haftada bir gün Perşembe günü gidiyorum. 

 

 

RT: Evde ne gibi, dış tedavileri uyguluyor sunuz?

NK: Muayene, reçete yazma, Ağız Bakımı, diş çekimi, protez kırık tamiri. besleme, hareketli protez

 

RT: Neden evde bakım hizmeti? Ne vesile oldu?

NK: Hastalar yaşlı veya engelli kendi başlarına yürüyemiyor, taşıması zor, merdiven inip çıkamıyorlar. Bence çok gerekli. İki yıl önce bir yakınım için evde sağlık hizmetine müracaat ettik. Çok ilgilendiler insanın başına gelince daha iyi anlıyor yapılan hizmeti…

 

 

RT: Doktor olmasaydınız, hangi mesleği seçerdiniz? Yine engellilerle ilgili bir meslek mi olurdu?

NK: Vakıf veya derneklerde insanlara hizmet etmek isterdim.

 

 

RT: Aileniz de bir doktor siz misiniz? Akrabalarınızda çevrenizde sizden başka doktor var mı?

NK: Ailemde ve de Karakaya sülalesinde tek doktor bendim. Küçük kızım Tıp Fakültesinde okuyor o da ikinci doktor olacak. Büyük kızım da bir ay sonra mezun oluyor; o da eczacı olacak.

 

 

RT: Engelli bireylerden de doktor olmak isteyen vardır. Mesleğinizle ilgili neler söylemek istersiniz? Neden bu mesleği seçmeliler?

NK: Doktorluk mesleği kutsaldır. İnsanların acısını kederini ızdırabını gidermek çok güzel.

 

 

RT: Biz engellileri bazı insanlar görmezden geliyor. Yok sayılıyoruz. Bir şey beceremez bir şey yapamaz olarak görülüyoruz. Bu konuda sizin Düşüncelerinizi merak ediyorum. Neler söylemek istersiniz biz engellileri yok sayanlara?

NK: Engel insanın beynindedir. Ülkemizde milletvekilliği yapmış engelli insan var. Benimle bu röportajı yapan Rukiye Hanımefendi bir parmağı ile bilgisayar kullanıyor, mesaj atıyor, sosyal medyayı çok iyi kullanıyor. Diğer tarafta ekonomik durumu iyi, sağlık durumu iyi insanlar var. Hayata küsmüş oflayan puflayan tembel tembel oturan hayatta hiçbir gayesi olmayan insanlar var. Engelli kim sorarım size? Aslında Rukiye Hanım sizin gibi insanların hayat mücadelesin, i yaşama azmini, üretkenliğini diğer insanlara anlatmak lazım, Hatta film, belgesel vs yapmak lazım

 

 

RT: Evlere gittiğinizde nelerle karşılaşıyor sunuz? Yani ev halkı, engelli Birey nasıl karşılıyor sizi? Ben mesela çok gergindim ve korkuyordum. Ama sizi görünce bir rahatlık geldi. İnsanlarla konuşarak o korkuyu gerginliği unutturuyorsunuz. Sanki diş çekmeye değil de normal bir ev ziyareti yapıyor muş gibi oluyor :) Nasıl başarıyorsunuz bunu?

NK: Ben işime sevgi katıyorum. İnsanları seviyorum. Günün birinde ben de bu hale gelebilirim, engeli ola birim, yatağa bağımlı hale gelebilirim. Belki bir gün benim için de evde sağlık ekibi benim evime gelebilir.

 

RT: Evde bakım hizmeti görevine başlarken, ne gibi eğitim veriliyor? Hoşgörü ilgi muhabbet, aldığınız evde bakım hizmetinde verilen eğitimin içinde de var mı?

NK: Hiçbir eğitim almadım. Sadece Halk Sağlığı Müdürlüğünde ve Sağlık Müdürlüğünde hizmetle ilgili toplantı yapılıyor.

 

 

RT: Doktor adaylarına ne gibi, tavsiyelerde bulunursunuz?

NK: İnsanı sevmek lazım. İnsanı sevmeyen doktorluk yapamaz.

 

 

RT: Gelelim özel hayatınıza, Doktor Necmettin Karakaya evde nasıl bir eştir?

NK: Evime, aileme bağlıyım. Mesai sonrasını evimde geçiririm. Dışarı pek çıkmam, çıksam da ailemle çıkarım. Vaktimin tamamını ailemle geçiririm.

 

 

RT: Evde eşinize yardım ediyor musunuz?

NK: Çok yardım ederim elimden her iş gelir.

 

RT: Çocuklarınızla ilişkiniz nasıldır? 

NK: Oldukça iyidir ama anlaşamadığımız zamanlar da olur.

 

RT: Çocuklarınız engelli bireyler hakkında neler düşünüyorlar?

NK: Hani bazı çocuklar küçükken engelli çocuklara karşı alaycı tavır sergiler.

 

RT: Sizin çocuklarınız nasıldı engelli çocuklara karşı?

NK: Benim çocuklarımın hepsi insanlara insan olduğu için saygı ve hürmet gösterirler.

 

RT: Hayatınızda yaşayamadığınız bir şey var mı?

NK: Allaha çok şükür her şeyi yaşadım; Allah’tan ne istedi isem verdi.

 

RT: Size güven kelimesinin anlamını sorsam, ne söylersiniz? 

NK: Teslimiyet derim; eskiler buna “ gassal elinde meyyit olmak “ diyorlar.

 

RT: Bu soruyu eşinize yöneltmiş olayım, Necmettin Bey‘in kötü bir yönü veya kötü bir huyu var mıdır?

NK: Kötü bir alışkanlığı yok ama bazen gereksiz yere sinirleniyor kırıcı olabiliyor. Saman alevi gibi yani.

 

RT: Ülkemizdeki engellileri hiçe sayan mimari yapı hakkında ne söylemek istersiniz? 

NK: Daha önceleri hiç dikkat edilmezken artık şehir planlamacıları, belediyeler, mimarlar vs…  engellileri dikkate alan çalışmalar yapıyorlar. Bunlar yeterli değil tabii. Bina giriş çıkışları merdiven, kaldırımlar engelli bireyler düşünülerek hazırlanması gerekir.

 

RT: Necmettin Bey, geldik röportajımızın sonuna, bizlere zaman ayırdığınız için,

Teşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyoruz. 

NK: Asıl ben teşekkür ederim.

 

RT: Doktorlarımızın elleri şifalıdır çünkü onlar yüce Allahın elidir

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
GÜNDOĞDU PANSİYON- CİDE GİDEROS KOYU
Cantürk Haber
© Copyright 2015 Cantürk Haber Sitesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Final Bilişim Final alt yapısı ile yapılmıştır.
TAVSİYE SİTELER
Cantürk FM Dinle
Arabesk Alemi Dinle
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Trafik Kazaları
Seçimler
SPOR
Beşiktaş
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzonspor
SİYASET
Devlet Bahçeli
Başbuğ Alparslan Türkeş
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Milli Eğitim Bakanlığı
Engelli
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat