Değerli Yazar Hande Ortay İle Keyifli Bir Röportaj Yaptık

Bir Zühre GÜLŞEN Röportajı
Bu haber 2017-06-11 08:56:43 eklenmiş ve 141 kez görüntülenmiştir.

Değerli Yazar Hande Ortay İle Keyifli Bir Röportaj Yaptık...

 

İlk öykü kitabı olan “Oysa Bir Umuttu” ve ilk şiir kitabı olan “Limanı Olmayan Âşıklar” ile dikkatleri üzerine çeken Hande Ortay, Zühre Gülşen’in sorularına tüm içtenliğiyle cevap verdi.

Sevgili Hande okurlarımızın seni tanıması açısından kendini tanıtır mısın?

Almanya’nın Stuttgart yakınlarında bulunan Heilbronn şehrinde doğdum. İlk ve orta tahsilimi Almanya da tamamlayarak ailem ile birlikte Türkiye’ye dönüş yaptım ve Üniversite yaşamım için tercihim İstanbul Üniversitesi Almanca Öğretmenliği bölümü olmuştu. Yükseköğrenimimin son dönemini oluşturmak üzere tahsilime devam etmekteyim, ayrıca İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünde de ikinci lisans öğrenimimi de sürdürmekteyim.

İlk kitabımı 2016 Mart ayında ‘’Oysa Bir Umuttu’’ adıyla çıkartıp kitap serisine devam ederek 2017 Mart ayında şiirlerle bezeli ‘’Limanı Olmayan Âşıklar’’ eserimi yayın hayatına hediye ettim.

 

Nasıl bir ruh hali seni hem yazar hem şair etti?

Almanya’dayken bir günlük karaladığımı hatırlıyorum. Şimdi kayıp, bulamıyorum. Öykü yazmaya ise lise yıllarımda başladım. Çokça yazıp yırttığım bir dönemdi. Bir yandan dilin, diğer yandan öykünün imkânlarını öğrenme çalışmaları olarak bakılabilir o yıllardaki karalamalarıma.

Yazar olmanın seni nasıl etkilediğini anlatır mısın? Yazar olmak tatmin edici bir sıfat mı?

Bana göre yazmak kişinin kendisiyle baş başa kalması, iç dünyasını kâğıtlara ustaca nakşetmesi,  özgür ruhlu olması ve sanatını ortaya koymasıdır. Yazar yazdığı zaman iç âleminde gezintiye çıkar ve bu yolculuğa çıktığında nelerle karşılaşacağını kendisi dahi bilemez. Yazarken sürprizlerle dolu bir maceraya atılıyorum ve bu bana mutluluk veriyor. Zira girdiğim ilham dünyasının beni nereye sürükleyeceğini, nelerle de karşılaşacağımı bilemiyorum. Bunu önceden kestirememek de bana keyif veriyor.

 

Oysa bir umuttu kitabından söz eder misin ?

Oysa Bir Umuttu kitabım üç sene öncenin meyvesidir. Temelinde tutkulu bir “karşılıksız” aşkı konu alan, hayata dair, acı, tatlı, keder, vazgeçememe, sevinç, hüzün gibi tüm duyguları kapsayan bir dönem kitabı. Nilüferin, Çınara olan karşılıksız aşkı… Okurken zaman zaman gözyaşının, zaman zaman yalnızlığa eşlik edeceği bir kitap…

Limanı olmayan Aşıklar şiir kitabın hakkında neler söylersin?

Sabahları daha mutlu ve huzurlu uyanıyorum lakin bunun ikinci kitabımı yazmış olmamla ilgisi yoktur herhalde. Topluma seslenmek, seslenebilmek gibisi yok. Duygularına tercüman olabilmek ve olumlu geri bildirimler almam beni oldukça mutlu ediyor. Zira bazı okuyucularım da karamsar şiirler yazmamdan duydukları rahatsızlıkları dile getiriyorlar. Lakin ne yapayım ki, ben de karamsar bir şairim. Ama unutmayalım ki her şiir kitabın bir niteliği, maksadı vardır. Benim şiir kitaplarımdaki maksadım da insanımıza, bilhassa gençlerimize şiir yoluyla şuur, farklı bir bakış açısı aşılamaktır.

 

Aşk nedir sence? Karşılıksız sevmek çok zor bir duygu bunun hakkında düşüncen nedir?

Karşılıksız sevmek aşkların en can yakanıdır. Hissini en derin duygularla hissedebilen güçlü insanın, en hassas duyguları da içerisinde barındırmasıdır. Şayet bu duruma maruz kalırsanız, gidip konuşun bence. En fazla reddedilirsiniz. Unutmayın kendinizi harap ederek hiçbir yere varamazsınız.

İmza günleri ve etkinlikleri düzenliyor musun?

Yayınevlerim olan Cinius ve Delisarmaşık Yayınları’nın katıldığı tüm kitap fuarlarında imza ve söyleşi günlerini düzenliyorum. Bunun yani sıra davetler üzere konferanslar veriyorum. Anlayacağınız üzere çok yoğun günler yaşıyorum zira bunları büyük bir zevkle yapıyorum.

 

Hangi ortamlarda, hangi materyallerle veyahut müziklerle yazmayı tercih ediyorsunuz?

İlhamın gerçek kaynağı alfabeyi, kelimeleri oluşturan ise harflerdir. Konular ve karakterler de en sona gelir. Dilin sınırı kelimeler olduğundan dolayı da, oyunun kurallarını onlar belirler. Hadi size bir sırrımı daha vereyim. Klasik Türk sanat müziği eserlerini dinleyerek de kolayca yazabiliyorum.

 

Türkiye’de kitap yayınlamak zor mudur?

Kesinlikle, bir yazarın ilk kitabını yayınlatması kolay değil. Sanırım bu durum ülkemizde özgü bir durum söz konusu değil. Dünya’da bunun çok kolay olduğunu da düşünmüyorum. Lakin şu da var ki; eğer bir şey yazdıysanız, önünüzde sonunda ona hak ettiği değeri veren birileri çıkacaktır. Asıl iş de ondan sonra başlayacak. Yani kitabın okura ulaşması gerek. Bu da eserin niteliği kadar yayın evine de bağlı. Eğer yayın eviniz üzerine düşeni eksiksiz bir şekilde yaparsa, kitabınızı iyi dağıtılıyor. Eleştirmenlere gönderiliyor, reklam yapılıyor. Aksi takdirde, siz ne kadar iyi yazarsanız yazın, okura ulaşmadıktan sonra, yaptığınızdan bir tek sizin haberiniz olur. Bir de yakın çevreniz.

Yazar olmak isteyenlere tavsiyelerin nelerdir?

Günün birinde, bir genç gelip Andre Gide’ye, “Sizce yazar olmalı mıyım?” diye sorduğunda, “Olmayabiliyorsanız olmayın.” diye yanıtlar Gide. Bence çok zekice bir cevap... Yazmaktan başka çaresi olmayan kişilerdir büyük yazarlar, zira başka türlüsü mümkün değildir. İddialı görünebilirsiniz lakin iddialı olmayacaksanız. Tam bir farkındalıkla yaptığınız işle, hem hal olmayı öğrenmelisiniz. Yazar ve şair unvanını kişi kendine vermez. Bu makamı toplum verir. Her şiir yazan şair, her kitap çıkaran da yazar değildir. Büyük araştırma ve alın teri gerektiren bir uğraştır. Bu da ancak sevgi, emekle elde edilir. Örnek alacağımız yazarların kişiliği, eserlerini güzel inceleyip, aile yaşamı düzgün kişileri örnek alıp, tecrübelerinden yararlanmalıyız. Kalemler anlamlı bir esere yol almalı ve insanlığa faydalı eserleri gelecek nesillerimize bırakmak en büyük hedefimiz ve mirasımız olmalıdır. Bu yolda sabrederek elde edeceğimiz değerleri korumalıyız ve emek verenlere de saygı gösterip, sahip çıkmalıyız. Hepimizin yüreği başka, içindeki deryaları da başkadır. Övgüye layık olanı görmeli, takdir etmeliyiz.

 

Bundan sonraki hedeflerin neler? Gelecek ile ilgili projelerinizden söz eder misiniz?

İkinci şiir kitabım olan “Aşk-ı Derun” da en kısa zamanda sizlerle olacak. Bu şiir kitabımda yaklaşık 150’ye yakın şiirler var. Bu şiirler, 2016 ve 2017 yıllarında yazıldı.  Şair arkadaşlarımla vakit geçirdikten sonra, kendimi şiire daha yakın hissettim ve şiir yazmaktan müthiş haz alıyorum. Bir roman çalışmam daha var, o da nasipse bu yıl içinde çıkacak.

Yolun açık olsun Hande Ortay.

ETİKETLER : Hande Ortay Röportaj Zühre Gülşen Oysa Bir Umuttu Limanı Olmayan Âşıklar
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Cantürk Haber'i Okuma Sıklığım ...
Hep Açıktır
Haftada En Az Bir Defa
2 Günde Bir
Her Gün En az 1 Kere
15 Günde Bir
Ayda Bir
İlk Defa Okuyorum
BengüTürk TV Canlı Yayın
Cantürk Haber
© Copyright 2015 Cantürk Haber Sitesi ve Cantürk Medya. Tüm hakları saklıdır. Bu site Final Bilişim Final alt yapısı ile yapılmıştır.
TAVSİYE SİTELER
Cantürk FM Dinle
Arabesk Alemi Dinle
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Trafik Kazaları
Seçimler
SPOR
Beşiktaş
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzonspor
SİYASET
Devlet Bahçeli
Başbuğ Alparslan Türkeş
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Milli Eğitim Bakanlığı
Engelli
tuzla evden eve nakliyatpendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat