Zapatero: Dünyanın Geri Kalanının Geleceği Türkiye’ye Bağlı…

TRT World Forum’da konuşan İspanya Eski Başbakanı Zapatero: “Dünyanın geri kalanının geleceği Türkiye’ye bağlı…”
Bu haber 2017-10-20 09:56:15 eklenmiş ve 157 kez görüntülenmiştir.

Zapatero: Dünyanın Geri Kalanının Geleceği Türkiye’ye Bağlı…

 

TRT World Forum’da konuşan İspanya Eski Başbakanı Zapatero: “Dünyanın geri kalanının geleceği Türkiye’ye bağlı…”

 

İspanya eski Başbakanı Zapatero: “Eski Avrupa ve ABD giderek küçülüyor. Özellikle küresel ekonomideki payları küçülüyor. Latin Amerika, Türkiye ve Çin gibi ülkeler daha önemli roller oynamaya başladı. Bu kapsamda BM’de değişiklik yapılmalı, IMF ve Dünya Bankası’nın yapısı değiştirilmeli. Batı dünyası ile Doğu dünyası arasındaki ilişkinin geleceği yani dünyanın geri kalanının geleceği Türkiye’ye bağlı.”

 

Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: “Mülteciler için Türkiye hakikaten bir destinasyon ülkesi oldu. 65 milyon insan, güç kullanılarak yerinden edilmiş durumda. Bunların 25 milyonu birçok değişik ülkede mülteci durumunda. Avrupa'da bugün 10 bine yakın Suriyeli çocuğun kayıp olduğunu ve bulunamadığını biliyoruz”

 

Birçok ülkeden yaklaşık dört yüz siyasetçi, iş adamı, akademisyen, aktivist ve gazeteciyi yoğun bir gündemle bir araya getiren TRT World Forum’un ikinci gününde açılış konuşmalarını İspanya eski Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero ve Türkiye Cumhuriyet Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu gerçekleştirdi.

 

TRT World sunucusu Adnan Nawaz’ın moderatörlüğündeki açılış panelinde konuşan İspanya eski Başbakanı Jose Luis Zapatero,: “TRT World Forum’a davet edilmekten çok büyük memnuniyet duydum. İstanbul’a yeniden gelmek çok güzel. Kıtaları birleştiren bir şehirdeyiz. Tüm dünyaya örnek olan bir ülkede olmanın geleceğin değişimleri çerçevesinde çok önemli olduğunu düşünüyorum. Medeniyetler İttifakı’nı 2006 yılında Birleşmiş Milletler’de Türkiye ile birlikte başlattık. Farklılıklar arasında diyalog kurmak istedik. Gerçekten bu iş birliği ile ilgili iki temel konu söz konusu ve insani krizlerle ilgili de birkaç şey söylemek gerekiyor. Öncelikle bizler pek çok küresel sorun ile karşı karşıyayız şu anda: ekonomik sorunlar var, çevre ile ilgili, iklim değişikliği ile ilgili, göçler, çatışmalar yani pek çok küresel sorun var. Hepimizi etkiliyor bunlar. Ancak elimizde yeterli politikalar ve küresel yönetişim süreçleri yok. Gerçekten yapmamız gereken şey bütün bu küresel yönetişim sürecine yoğunlaşmak ve bunu iyileştirmek. Birleşmiş Milletleri güçlendirmemiz gerekiyor. Bölgesel ittifakların tesis edilmesi gerekiyor. Çok taraflı ve uluslu kurumların elzem rol oynanması gerektiğini söyleyebiliriz.”

 

Zapatero sözlerine şöyle devam etti: “Uluslararası bir yönetişim sisteminin tesisi için birinci olarak ekonomi ve çevresel konularla ilgili barışın tesisini bütün çabalarımızı güçlendirmeliyiz. Doğu ile Batı arasında, Batılı ve gelişmekte olan ülkelerle bu ülkeler arasındaki iş birliğini arttırmalıyız. Türkiye gelişmekte olan değil gelişmiş bir ülke. Bu tarihi dönemin en önemli özelliklerinden biri de jeopolitik olarak bir değişiklik yaşamamız. Batılı ülkelerden gelişmekte olan ülkelere bir değişim yaşanıyor. Belki de gördüğümüz en önemli değişim bu. Bugün yeni ekonomilerin gelişmesini desteklemek için gelişmekte olan ülkeleri desteklemekten bahsediyorum. Eski Avrupa ve ABD giderek küçülüyor. Özellikle küresel ekonomideki payları küçülüyor. Latin Amerika ve Türkiye, Çin gibi ülkeler daha önemli roller oynamaya başladı. Bu kapsamda BM’de değişiklik yapılmalı, IMF ve Dünya Bankasının yapısı değiştirilmeli.”

 

Zapatero: “İkinci olarak bütün bu konulara küresel açıdan yaklaşmamız gerekiyor. Bence küresel bir iş birliği kültürü geliştirilmeli ve tesis edilmeli. Yaşamakta olduğumuz yirmi birinci yüzyılda yabancı düşmanlığının ırkçılığın ayrımcılığı reddedilmesi ve bunlara evrensel olarak karşı çıkılması şart. Ben burada saygılı olmaya da vurgu yapmak istiyorum. Dinlere, kültürlere saygı duyalım. İş birliği geliştirelim. Biz bunu Birleşmiş Milletler tarafında Medeniyetler İttifakı ve AB çerçevesinde yapmalıyız.”

 

Zapatero: “Dünyanın geri kalanının geleceği Türkiye’ye bağlı”

AB ve Mülteci Krizi, Suriye, Irak ve Ortadoğu’daki savaşların birbiriyle iç içe geçmiş konular olduğuna vurgu yapan Zapatero, sadece Türkiye için değil, küresel istikrar ve barış için çok önemli. Zapatero: “Meslektaşıma hitap ediyorum. Bu alanda kendisi tarihi bir sorumluluğa sahip. Çünkü Türkiye’nin geleceği gerçekten Batı dünyası ile Doğu dünyası arasındaki ilişkinin de geleceği yani dünyanın geri kalanının geleceği Türkiye’ye bağlı. Başbakan olduğum dönemde hep böyle düşünürdüm ve hala bunu düşünüyorum. Mutlaka İspanya ve Türkiye arasında güçlü bir bağ olmalı ve bu devam etmeli. Irak ve Suriye’de yaşanan krizlerden mutlaka dersler çıkarılmalı. Askeri kuvvetlerin işgal ettiği, savaşların yaşandığı bölgelerden dersler çıkarılmalı. Eskiden savaşlar dünyanın en büyük utancı diye düşünürdük, özellikle de medeni ülkeler açısından. Ancak şunu asla unutmamalıyız. Bu gerçeği etkileyen iki temel faktör var. Ortadoğu’daki istikrarı düzenlemek için terörle mücadele edilmeli. Öncelikle Filistin ele alınmalı. Bu bölgede istikrar sağlanmadığı sürece barış olamaz, Ortadoğu’nun geleceği olamaz.”

 

Dünyada 65 milyon insan, güç kullanılarak yerinden edilmiş durumda

TRT World Forum’da konuşma yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa'da göçmen karşıtlığı, İslamofobi, Hristiyanofobi, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlüğün yanı sıra antisemitizmin de yükseliyor. Radikal partilerin söylemi ile Sebastian Kurz'un söylemi arasında hiçbir farkı yok. İslamofobik, yabancı düşmanı ve anti göçmen. Bunlar çok rahatsızlık verici şeyler. Sadece Avrupalı toplumlar değil, dünyanın farklı bölgelerindeki toplumlarda benzer sorunlarla karşılaşmakta. Bu sorunların küresel olduğunu ve odaklanması gereken konuların çatışmaların engellenmesi, terörizmle ortak mücadele ile bu sorunların sonuçlarına daha fazla önem verilmesi gerek. Bugün rakamlara baktığınız zaman 65 milyon insan, güç kullanılarak yerinden edilmiş durumda. Bunların 25 milyonu birçok değişik ülkede mülteci durumunda. Avrupa'da bugün 10 bine yakın Suriyeli çocuğun kayıp olduğunu ve bulunamadığını biliyoruz.

 

Entegrasyon politikası Avrupa'da bir başarısızlıktır

Tüm bu sorunların çözülmesi için ülkelerin birbirini desteklemesi, daha iyi bir iş birliği sağlaması ve dayanışma içinde olması gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, Türkiye'nin artık savaşlardan kaçan sığınmacılar için bir durak ve sığınak haline geldiğini kaydetti. Çavuşoğlu, Türkiye'nin bundan dolayı takdir edildiğini ama destek alamadığının altını çizerek, “İş birliği görmüyoruz.” dedi. Çavuşoğlu, Türkiye'nin Suriyeli mültecilerin entegrasyonu için büyük bir çaba gösterdiğine ve buna rağmen yapılacak çok iş olduğuna dikkati çekerek, "Entegrasyon politikası Avrupa'da bir başarısızlıktır. Bunu itiraf etmemiz lazım." değerlendirmesinde bulundu.

 

Radikal partiler ile Sebastian Kurz'un söylemi arasında hiçbir fark yok

Çavuşoğlu, Avrupa'da bugün göçmen karşıtlığının İslamofobinin, Hristiyanofobinin, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlüğün yanı sıra antisemitizmin yükseldiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Peki kim bu trendi tersine çevirecek? Politikacılar mı? Hangi politikacı? Radikal partilerden bir şey bekliyor musunuz? Yoksa merkezi partilerden mi bir şey bekliyorsunuz? Sebastian Kurz'tan bir şey bekliyor musunuz? Onun partisi güya merkez sağ ama kampanyadaki söylemine baktığınız zaman, radikal partilerin söylemi ile Sebastian Kurz'un söylemi arasında hiçbir farkı yok. İslamofobik, yabancı düşmanı ve anti göçmen. Bunlar çok rahatsızlık verici şeyler." Çavuşoğlu, Avrupa'da medyanın da bu konuda olumsuz bir rol oynadığına dikkati çekerek, "Medya, Avrupa'da politikacılardan ve politik partilerden daha beter bir durumda." ifadelerini kullandı.

 

İyi terörist-kötü terörist' ayrımından vazgeçilmeli

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Avrupa'da bir lider eksikliğinin olduğunu ve bunun durumu daha da zor bir hale getirdiğinin altını çizerek, terörizm ile mücadelenin küresel bir sorun olduğunu ve terörizmle etkili bir şekilde mücadele etmek için "iyi terörist-kötü terörist" ayrımından vazgeçilmesi gerektiğini kaydetti.

 

Terör örgütü YPG yüzünden yaşadıkları yerleri terk ederek Türkiye'ye gelmiş 300 bin ve Avrupa'ya gitmiş 100 bin Suriyeli Kürt olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, YPG'nin bir terör örgütü olduğunu ve Kürtlerin bu terör örgütünün politika ve ideolojilerini paylaşmadığını söyledi.

ETİKETLER : Zapatero Dünyanın Geri Kalanının Geleceği Türkiye’ye Bağlı İspanya Eski Başbakanı
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
GÜNDOĞDU PANSİYON- CİDE GİDEROS KOYU
Cantürk Haber
© Copyright 2015 Cantürk Haber Sitesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Final Bilişim Final alt yapısı ile yapılmıştır.
TAVSİYE SİTELER
Cantürk FM Dinle
Arabesk Alemi Dinle
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Trafik Kazaları
Seçimler
SPOR
Beşiktaş
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzonspor
SİYASET
Devlet Bahçeli
Başbuğ Alparslan Türkeş
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Milli Eğitim Bakanlığı
Engelli
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat