Mert Tokatlı Röportajı

Mert Tokatlı Röportajı
Bu haber 2015-11-24 17:28:26 eklenmiş ve 1179 kez görüntülenmiştir.

Mert Tokatlı Röportajı

Röportaj:Zühre GÜlşen

Merhaba öncelikle sizi tanımak isteriz. Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? 

Adım Mert Tokatlı Kadıköy’de oturuyorum aktör ve yazarım 2008 yılında haliç üniversitesi tiyatro bölümünü dereceyle bitirdim birçok dizide oynadım, uluslararası tiyatro projelerinde yer aldım. Aktör kimliğimin yanı sıra 17 sinema-dizi projesi yazdım. 2 oyuna uyarlamam var, bunlardan henry charles bukowski uyarlamam bir takım deliliklerin telif hakkı adıma onk ajans tarafında charles bukowskinin Los Angeles’taki şirketi ve ailesinden üstüme alındı Charles bukowski ve bir takım delilikler uyarlamam Fransa’da odeon theatre ve comedie frances de seneye sahnelenecek ayrıca devlet tiyatrosu repertuar kurulunda değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra Fransız delegasyonundan resmi referansım var festivallere katılım ve oyunculuğum için Fransa’da şuan birde oyuncu menajerim var ancak ülkemde şuanda yazdığım dizi projelerinden biri yapılacak ve bir süre daha buradayım dizide oynayacağımda sanatı oyunculuğumu ve yazdıklarımı insanlığa çağ atlatmak amaçlı yapıyorum ve sonsuz bir aşkla. Onk ajans aracılığı ile dünya da bir ilki başardınız. 

Dünyanın en iyi yazarlarından biri olan Charles Bukowski nin bir ölümsüz eserinin Türkiye ve Dünyadaki telif hakları size ait. Bunun maddi getirisi oldu mu? 

Aslında Henry Charles Bukowskiyi uyarlamam ruhumla ve hayattaki duruşum ve çocukluğumdan beri mahalle ve sokak kültürüyle büyümemle ilgili. İnsanı acı büyütüyor ve olgunlaştırıp başkalaştırıyor. Benim için sokak ve sokakta yaşayan veya çalışan ekmeğini kazanıp hayatta tutunmak isteyen insanlar çok önemli. Tabi bu insanları herhangi bir sınıf ayırmaksızın bahsettiğim durum. yani işçi, memur, hayat kadını, barmen, sokakta top oynayan çocuk, bali çeken gençler herkesin hayatla ilgili yaraları ve savaşları var. Ben dizi- film projelerimde de bunlara değindim hayat her zaman insanı nakavt etmek için uğraşıyor. İnsanlar dünyada işkenceyle öldürülüyor gençler kaybolmuşluk duygusuyla uyuşturucuyla kendini yok ediyor günsüz günlerimiz yok olan kalplerimiz var işte bende Henry Charles Bukowski benzer bir acıyla tanıştım benim sanatımı yaratan kadına çok benzeye bir kızla sevgiliydim benim canımı çok acıttı sonrada ayrıldık bende Bir mağzada Henry i okumaya başladım ruhumla buluştu ve ardından telif haklarını onk ajans aldı. Diyeceksiniz ki bu kadar büyük bir iş yapmışsınız daha para kazanamamışsınız önemli olan şimdiki harika gelişmeler Fransa’da sahnelenecek olması iki büyük tiyatroda ve devlet tiyatrosu repertuar kurulunda olması tabi ki daha erken daha güçlü bir ilgi bekliyordum. Fakat olmadı geç oldu harika oldu diyelim umarım devlet tiyatrosunda sansüre takılmaz sansür büyük sıkıntı ve bence çok çağ dışı bir kavram Fransa’da 2 tiyatroda sahnelenecek olması da büyük tarifsiz bir mutluluk tabi ki 

 

Türkiye’nin ilk kadın kaptanı ile beraberdiniz sonu hüsranla biten bir sevdaydı sizin kişi. Bundan söz etmek ister misiniz? 

Açıkçası onunla bir gösterimde tanıştım sultan-seyirlik projesi 2010 kültür başkenti projesiydi. Bir gösteriden sonra bir kız arkadaşımla bir bara gittik. Tiyatro bölümünden arkadaşlarıma rastladım. Masaya oturdum. O an gözlerime inanamadım beni ben yapan sanatımı yaratan kadının aynısı suratı bakışları her şeyi aynıydı. Kilitlendim hatta o an ağla gibi oldum. Aslında onu değil denizi görüyordum onda ve ilişkimi, arkadaşlığımı uzattım onunla zorladım durumu o deniz değildi. Geç farkında oldum ve de bitti bitmesi gerekiyordu. Onun hatası yoktu.

 

Geleceğe dair planlarınız nelerdir? 

Tabi öncelikle ülkemde bukowskinin sahnelenmesini istiyorum. Fakat dediğim gibi umarım yolunda gider devlet tiyatrosu repertuar kurulunda diğer yanda bukowskinin Fransa’da odeon theatre ve comedie francesde sahnelenmesinin heyecanı var seneye. Şu anda bir yazdığım projelerden biri dizi oluyor onun heyecanı ve mutluluğu içeresindeyim. Benim sanatımı yaratan kadının ve benim 20 li yaşlarımı anlatan diğer yandan üstüne çalışırken çok şey kattığım bir hikâye çok ses getirecek bir proje olacağını düşünüyorum bende oynayacağım. Tabi gelecek hedeflerim arasında bahsettim Fransa’da florence charmasson adında bir oyuncu menajerim var. Buradaki işlerim bittikten sonra Fransa’ya yerleşip hem ülkemi temsil etmek hem de diğer projelerimi film projelerimi orada gerçekleştirmek istiyorum evlenip orada çocuklarımın büyümesini istiyorum 

İlk aşkınız Deniz den söz etmek ister misiniz? 

Tabi ki aslında hep bugünü bekledim diyebilirim. Aslında deniz benim ilk aşkım değildi. Fakat unutamadığım vazgeçemediğim reddedemediğim tek kadın deniz. Öyle ki düşünün bir erkek bir kadını unutmak için kendini ruhunu yok etmek için sayısız kadınla beraber oluyorsa bu gerçek aşktır. Cinsellik değildir bu yalnız kadın adlı film projemde de dediğim gibi gerçek aşkla karşılaştıysan kayboluşa hazır ol. Biz denizle 2001 yılının 7 Eylülünde tanıştık kendisi benimle tanıştı. Çok gençtim 20 yaşındaydım o da 17 sindeydi. Hiç bir beklenti gütmeyen, karşılıksız saf bir sevgi ve aşktı bizimkisi. O kadar mutluyduk ki gelecek planları yapıyorduk fakat bir gün bana geldi ve artık beraber olamayız dedi. Ve bunu öyle bir nedenle somutlaştırdı ki nutkum tutuldu. Sanki kalbimi biri ateşe verdi gerçekten aşıktık ve koparıldık. Aslında ondan sonra benim sanatım, oyunculuğum, kalemim ortaya çıktı. Benim sanatımı yaratan kadındır denizim hep öyle kalacak. 

 

Yaşayamadığınız için pişmanlık duyduğunuz ne var? 

Aslında Müşfik hocamla çok daha önce tanışmak isterdim o benim babam, hocam her şeyimdi. Benim ruhumu çok iyi anlardı. Çok beğenirdi oyunculuğumu, disiplinimi. Müşfik Kenter hocam dünyaya gelmesi zor nadir insanlardandı. Onu çok özlüyorum zaten ölümler peşi sıra geldi mi insanın hayata bakışı çok değişiyor. Tekrar filmi sarsam ne isterdim denizle bir şans daha isterdim ama bu şansta evlilik olurdu. Ama bende ben olamazdım bu gerçek. 

 

Başınıza gelen en ilginç olay nedir? 

Çok var açıkçası ama en yakın olayı anlatayım dediğim gibi sadece bukowski projesi önemli diye düşünüyordum. Çünkü yürüyordu ve de çok iyi bir noktaya geldi kabul gördü Fransa’dan Dt de de değerlendiriliyor. Diğer yanda malum benim dizi-sinema projelerim var 17 tane bir gün bir yapımcıya gittim. Projelerimi götürdüm. Başladı bana tutarsız vaaz vermeye. Anladım olmayacak. Sonra biz ticaret yapıyoruz tokyodan Amerika’da çalışıyoruz bunun adına da uyarlama diyoruz demez mi toplantı bitmiştir dedim projeleri çantaya koyup çıktım ve Fransa’da projeleri realize edeceğim artık görüşme mörüşme yok dedim. Yürürken yolda çok öfkeliydim çünkü özgün proje yazarıyım ben neticede. Sonra bir kaç hafta sonra bir spor salonuna başladım orada bir gün bende büyük bir ağabeyle sohbet ederken sen ne iş yapıyorsun mert dedi. Bende aktör ve yazarım dedim. Ya benim karım yönetmen yeni iş arıyorlar görüştüreyim seni dedi tamam dedim sonra eşiyle görüştük hep beraber ve bütün projelerimi beğendi. Fakat birine direkt çalışmaya karar verdi. O da denizle beni anlatan bir o kadar hayal gücümle süslediğim projem. Çok sıkı biçimde senaristim çalışıyor. Yani nerden nereye tamam bitti derken hayat birden nereye getirdi şimdi projeyi hazırlıyoruz. Bende oynayacağım projede bu arada. 

 

10 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz? 

Benim için mütevazilik daima ön planda fakat sorumluluklarım arttı ve çok ciddi. insanlığı ayağa kaldıracak projelerim geliyor başta bukowski. Bunlar büyük heyecanlar tabi ama kendimi asla bir yönetmen koltuğunda hayal edemiyorum. Gerçekten büyük delilik ve başka bir boyut yönetmenlik. Ama aktör olarak ve yazdığım projelerde oynamak fransada şirketimi film şirketimi kurmak en büyük ideallerim arasında idealler bitmiyor tabi. Açıkçası hayatta kimsenin kendini beğenmeye hakkı olduğunu düşünmüyorum. Tabi ki önce ülkemde sonrada Fransa’da aktör kimliğimle ve yazdığım projelerle büyük ses getirmek istiyorum. Hedefim bu fakat başka bir şeye de değineceğim, şu an çalıştığım cast merkezi başta gerçekten inanılmaz insanlar çok disiplinli ve başarılılar. Serhat Bey dört dörtlük bir insan cast merkezi ekibi benim için çok değerli, onlarla çalışmaktan çok mutluyum ve çok iyi işler yapacağımıza eminim. Keza yeni tanıştığım castparl ve berrak deniz ajansta harika ajanslar umarım. Onlarla da yakın zamanda çalışırım. Yani öz disiplin ve mesleği aşkla yapmak çok önemli aşksız hiçbirşey olmuyor bence en çok zorlandığım rolü sormadınız henüz. 

Kimin yerinde olmak isterdiniz? 

Zor bir soru ama 10 sene sonraki Mert Tokatlı’nın yerinde olmak isterdim.

ETİKETLER : Mert Tokatlı Röportajı zühre gülşen
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Mobil
ayzim filiz 2016-12-22 23:03:34
doğal başarìlí azimli tebrikler
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
GÜNDOĞDU PANSİYON- CİDE GİDEROS KOYU
Cantürk Haber
© Copyright 2015 Cantürk Haber Sitesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Final Bilişim Final alt yapısı ile yapılmıştır.
TAVSİYE SİTELER
Cantürk FM Dinle
Arabesk Alemi Dinle
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Trafik Kazaları
Seçimler
SPOR
Beşiktaş
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzonspor
SİYASET
Devlet Bahçeli
Başbuğ Alparslan Türkeş
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Milli Eğitim Bakanlığı
Engelli
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat