Suriye Krizi Yeni Bir Safhaya Taşınmaya Başladı


Bu makale 2016-09-06 21:58:38 eklenmiş ve 222 kez görüntülenmiştir.
İsmail ÖZDEMİR

Suriye'de sınırlarımızı IŞİD ve PKK-PYD teröründen temizlemeye yönelik başlatılan Fırat Kalkanı Harekatı 11. gününü geride bırakırken, Cerablus'un ardından, bu kez Çobanbey üzerine yoğunlaşılacağı, geride bıraktığımız hafta sonu sınırı geçerek bu alana yönelen tanklar ve zırhlı askeri araçlarla beraber anlaşılır hale gelmiştir.

Dolayısıyla Fırat Kalkanı Harekatı'nda ikinci bir aşamaya geçildiği söylenebilir.

Zira ilk aşamada Cerablus'tan başlayıp güneyde Sacur Çayı'na, batıdaysa Çobanbey kasabasına kadar kadar olan alanda TSK'nın destek verdiği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) kontrolü sağlamıştı.

Bu alanın IŞİD ve PKK-PYD tehdidinden arındırılmasının ardından, anlaşılan o ki ilerleyiş Azez'e kadar olan alanda da temizliğe devam ederek, Azez ve Cerablus arasındaki sahanın tümüyle ÖSO'ya geçene kadar sürecek.

Dolayısıyla bu amacı gerçekleştirebilmek için sınıra yönelik yapılan tank ve zırhlı askeri araç sevkiyatının önümüzdeki günlerde de sürmesi tabii olacaktır.

Aşama aşama ilerleyen harekat planına bakılırsa Çobanbey ve Cerablus'un terör gruplarından arındırılmasının ardından ilerleyiş güney yönüne doğru olacaktır. Fakat bu ilerleyişin derinliği henüz belli değildir.

Bununla beraber Türkiye önceliklerini sıralamış:

1-Sınırların IŞİD'den tümüyle temizleneceğini,

2-Fırat Nehri'nin batısında PKK-PYD'li hiçbir grubun bulundurulmayacağını,

tüm kanallardan açıkça ifade ederek tavrını ortaya koymuştu.

Bu nedenle ABD'nin, Türkiye'ye verdiği "Menbiç, IŞİD'den alındıktan sonra PKK-PYD Fırat Nehri'nin batısına çekilecek" sözünün ne derecede gerçekleşeceği konusu operasyonun seyrinde şüphesiz ki büyük etken olacaktır.

Sahadaki duruma bakılırsa PKK-PYD'nin Menbiç'ten çıkmaya niyetli olmadığı, dahası Afrin ve Menbiç üzerinden iki taraflı olmak üzere El Bab yönüne doğru ilerleme niyeti taşıdığı anlaşılıyor.

Türkiye'nin kararlılığı karşısındaysa ABD'nin, TSK ve ÖSO ile Menbiç kırsalında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kılıfı altında bulunan PKK-PYD'lilerin karşı karşıya gelmemesi için "ara bölgeye" bazı özel kuvvetler askerlerini gönderdiği anlaşılıyor ki, kimi ABD'li yetkililer bu durumu tescil edercesine son zamanlarda açıklamalarda bulundular.

* * *

Diğer yandan ABD'nin, Türkiye'ye karşı "hassasiyetlerinizi anlıyoruz" mealinden sergilemeye başladığı bir başka tutum ise aylardır gündemde olan, fakat ABD yönetiminin "müttefikim" dediği Türkiye'den ısrarla esirgemiş olduğu HIMARS adı verilen yaklaşık 100 km menzili bulunan roket sistemlerini ülkemize konuşlandırmış olmasıdır.

Kilis'e, IŞİD tabir yerindeyse roket sağnağında bulunurken Türkiye'nin talebini görmezden gelen bir tutum takınan ABD'nin, (TSK'nın bölgeye müdahalesiyle) neredeyse iş işten geçtikten sonra HIMARS sistemlerini ülkemize göndermesinin pratik olarak çok bir anlamı olmasa bile, şimdiki durumda Türkiye'ye "yanınızdayız, taleplerinizi karşılıyoruz" mesajı vermek istediği sonucu ortaya çıkıyor.

IŞİD günden güne sınırlarımızdan uzaklaştırılırken, ABD'nin "son anda yetişmiş" görüntüsü vermesinin Türkiye nazarında bir kıymeti harbiyesi olacak mı hep birlikte göreceğiz.

Ancak asıl mühimi, söz verdiği gibi PKK-PYD'nin Fırat'ın doğusuna geçip geçmediğini ne derecede sağlayabileceği olacaktır.

IŞİD, Rakka'nın düşmemesi için El Bab'ı kendince adeta son savunma sathı olarak görürken, PKK-PYD Suriye krizinin başlangıcından beri hedeflediği koridoru tamamlayabilmek için önünde kalan son alanın El Bab olduğu değerlendirmesini yaparken, Türkiye bu iki terör örgütünü de bölgeden uzaklaştırmaya kararlıyken, ABD'nin takınacağı tutum önem kazanıyor.

Bir bakıma bu ikilem içerisinde kalmasının sebebiyse yine kendisi. Zira en başından Türkiye'yi, PKK-PYD gibi bir terör örgütüne tercih edebilecek gaflete düşmesi, ABD'nin bundan sonrası için açmazları arasından yer alan en önemli konu başlığını oluşturacaktır.

Duruma bakılırsa son zamanlarda SDG içerisindeki bazı Arap güçler, bu oluşumdan ayrılmaya başlamış ve PKK-PYD'ye karşı olan bir tutum içerisine girmeye koyulmuştur.

Haseke'de bulunan Liva et-Tahrir grubundan sayıları 100'ü bulan Arapların TSK'ya teslim olmaları, Tel Abyad'da ise Ahrar Rakka grubunun PKK-PYD'li teröristlerle çatışmaya girmeleri bunun bir göstergesidir.

* * *

Bu şartlar altında ABD'nin, IŞİD'in Suriye'deki başkenti olarak görülen Rakka'ya yönelik yapmak istediği operasyon en başından sorunlu bir hale gelebilecektir.

Bazı ABD'li askeri uzmanlara göre Menbiç'in alınması ve peşi sıra El Bab'ın da IŞİD'in elinden çıkması sonucu Rakka'nın ele geçirilmesi kolay elde edilebilecek bir zafere dönüşme durumunu taşıyor.

Bu durum baştan sona yanlış bir değerlendirme olmakla beraber, görevi Kasım ayında yapılacak seçimlerin ardından yeni yönetime devretmeye hazırlanan ve devri teslim öncesinde "IŞİD'i mağlup edemese de önemli ölçüde gerileten" imaja sahip olmak isteyen Obama yönetiminin "hırsı ve aceleciliği" ile tezatlık oluşturan bir hali de ortaya çıkarıyor.

Suriye'de saha hareketliliği böylesine büyük bir ivme kazanmışken Rusya Devlet Başkanı Putin, katıldığı G20 zirvesinden hemen önce ABD ile Suriye konusunda yakında bir işbirliği anlaşmasına varabileceğini söyledi.

Daha çok Halep ve çevresini kapsayacak olan Rusya-ABD ortaklığındaki esas olan mesele Suriye'de bulunan hangi grupların "ortak terör listesine" dahil edileceği amacını taşıyor.

Geçmiş hatalarından ders çıkararak hayalciliği bir kenara bırakıp, milli egemenlik ölçülerini esasa taşıyan ve çok yönlü dış politika anlayışını benimseyerek Suriye'de askeri harekata başlayan Türkiye'nin, Suriye krizinin çözümü konusundaki ajandayı yeni bir evreye taşıma konusunda etken bir konuma ulaşmaya başladığını söyleyebilmek mümkündür.

Elbette bu durumdan rahatsız olan çevrelerin Türkiye'de terör eylemlerini artırma çabası içerisine girmeleri, bu dönemin ne yazık ki kaçınılmaz olan karşı hamlelerini ortaya koyuyor.

O nedenle ordumuzun içte ve dışta terörizme karşı elde edeceği başarılar Türkiye açısından hayati derecede önem taşıyor.

 

 

İsmail ÖZDEMİR

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Cantürk Haber'i Okuma Sıklığım ...
Hep Açıktır
Haftada En Az Bir Defa
2 Günde Bir
Her Gün En az 1 Kere
15 Günde Bir
Ayda Bir
İlk Defa Okuyorum
Cantürk Haber
© Copyright 2015 Cantürk Haber Sitesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Final Bilişim Final alt yapısı ile yapılmıştır.
TAVSİYE SİTELER
Cantürk FM Dinle
Arabesk Alemi Dinle
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Trafik Kazaları
Seçimler
SPOR
Beşiktaş
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzonspor
SİYASET
Devlet Bahçeli
Başbuğ Alparslan Türkeş
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Milli Eğitim Bakanlığı
Engelli
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat