10.3 C
Ankara
17. Nisan. 2024
No menu items!
Ana Sayfa Röportaj Araştırmacı Yazar İbrahim Selvi ile Röportaj

Araştırmacı Yazar İbrahim Selvi ile Röportaj

Araştırmacı Yazar İbrahim Selvi ile Röportaj

Röportaj: Asude Can

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
– Kapadokya/ Nevşehir 1964 doğumluyum. Nevşehir’de doğdum, ancak uzunca yıllar Antalya’da yaşadım.

Okuma merakınız nasıl oluştu?
– Okuma merakım zaman içinde gelişti, azımsanmayacak kadar okudum ancak olması gerekenin belki de binde biri kadar.
Hollanda’da kısa süreli yaşarken yine okuma alışkanlığım vardı, Amsterdam Osdorp Kütüphanesi’nde Türkçe kitaplar alıp okuyorum.
Orada bir şey dikkatimi çekti.
Hollandalı genç, yetişkin ve yaşlı denilecek 80, 85 yaşındaki Hollandalılar 600, 800 sayfalık kitaplar alıyorlar özellikle ellerinde baston kullanan yaşlı insanlar onların kitapları çok sayfalı.
Bu beni çok etkiledi.
Keza güncel yabancı gazetelerde NT, WP gibi yazan köşe yazarlarını takip ediyorum onlarda öyle, köşe yazısı çok uzun, detaylı.

Sonra daha dikkat çeken bir şey söyleyeyim.
Bizim okur, üçüncü satırda sıkılıyor, istiyor ki yazar iki satırla meramını anlatsın üçüncü satır okurumuza sıkıcı geliyor.

Kitap okurken herhangi bir alanda mı okumalı yoksa tüm alanlar ile alakalı kitaplar mı okunmalıdır?
– Okur, yaşadığı çağın argümanlarını idrak edecek, anlamasına katkı sağlayacak yazım, kitap, söyleşi ve makaleleri okumalı ya da takip etmeli.
Yani insan bilincini okumak adına eskici deposuna dönüştürmemeli.
Tabi bu benim görüşüm.
Okur uzmanlık alanına da yoğunlaşmalı ve o alanda uzmanlaşmalı, alanına hâkim olmalı, top atsalar yıkılmamalı.
Tanımladığı, ifade ettiği şeyleri bozacak uygun görmeyecek bir otorite olmayacak şekilde görüşlerinin, fikirlerinin ayağı yere basmalı.

Sizce kitap okurken özellikle nelere dikkat edilmelidir?
– Kitap okumak, aslında insanın kendisini okumasına, çevresini okumasına basamak oluşturacaktır.

Kitaba takılır kalırsanız olmaz. Sonra, kendinizi okumayı, çevre okur yazarlığı, entrika okur yazarlığı, siyonist okur yazarlık gibi idrak yönlü gelişim sağlamak yönlü okumaya yöneleceksiniz. Amaca uygun seçicilik, her şeyi okumak değil.
Eğer okuduğunuz şeyler size kendinizi okumanıza, çevrenizi okumanıza katkı vermiyorsa.
Okuduklarınızı herkes okuyor, fark yaratamazsınız, sizin bildiklerinizi bende biliyorum ve bende ezberledim. Bu şekilde yaratıcılık kazanılamaz.
Asude Hocam, geçtiğimiz gün kitap mağazasında binlerce cilt kitap içinde beğenip alacağım bir kitap bulmakta zorlandığımı söylesem, şaşılacak durum değil mi?
Kitapta okuduklarınızla değil.
Kendinizi ve çevrenizi okumaya başladığınızda yaşadığınız çağı anlayıp yeniden tanımlama cesareti bulacaksınız yoksa saf, saftiriklikten, taklitçilikten asla ve asla 1000 yil da geçse yakanızı kurtaramazsınız.

Bak, bak bu budur deyip elinize verirler siz onunla 100 yıl oynarsınız. İşin gerçeğine kavramaya başladığınızda size yeni bir oyuncak, tanım; geliştirdikleri yeni bir kavramı dayatırlar.

Siz İstiklal Caddesi’nde 18.yy. sonları ve 19.yy. başlarında “KAHROLSUN İSTİBDAT, YAŞASIN HURRİYET “sloganını haykırırsınız ama onlar, 2024 yılında monarşilerini, babadan oğula devam eden Lordlar Kamerası’nı hala mutlak bir iradeyle sürdürmeye devam ederler.
Türkiye hala hürriyet ve istibdat kavramlarının çerçevesini çizmiş, tanımlamış değil.
Hala demokratik sorunlarımızı çözmüş, siyasal iç barışımızı sağlamış değiliz.

Oradaysan, beni duyuyorsan beni anlayacak başının içinde, aklın kaldıysa ki;
İngiltere, Birleşik Krallık 30 kadar ulusu farklı bayraklarla Büyük Britanya uluslar birliği olarak yönetip siyasi iç ve dış barışını üst düzeyde sağlarken, monarşiyle.

Türkiye, avuç içi kadar topraklarda bir avuç insanın siyasal barışını sağlayamıyor. Türkiye’nin nüfusu 10 milyon olduğunda da siyasal barış sorunu vardı 85 milyon olduğunda da siyasi barış politikaları geliştirmekten yoksun, eksik kalıyor, neden, niçin?
Osmanlıda siyasi barış yok, Cumhuriyet’te de siyasal barış istenilen düzeye çıkmamış. Darbe, darbe, “çocuk sen ne yapmak istiyorsun bu eyleminle” diye soruyor ilgili.
Çocuk ” Ben devrim yapmak istiyorum ” diyor.
Devrim söyleminin amacı Meclise girip reform yapmak değil, Devlet Başkanı’nı devirmek, asmak, öldürmek ve yönetime çökmek.

Yazarlık kariyeriniz nasıl başladı? Size öncülük eden bir isim var mı?
– Genç yasta Türkiye’nin bütün coğrafyasını gezme fırsatı edindim.
Ardından Ortadoğu, İran, Irak, Suriye, Ürdün gibi ülkelere seyahat etme şansım oldu. Şarkın ön ve arka bahçesini çok genç yaşta görmek etkileyiciydi.
Bu dönemde de yine okuduğum oluyordu.
İlerleyen süreçte Batı ülkelerine olan seyahatim oldu, Batı medeniyetini tanıma fırsatı buldum.
Artık gördüklerimi anlama vaktiydi ve anlamak için okumaya, sormaya, araştırmaya başladım bir yandan da Amerikan basınını takip ediyor, köşe yazarlarını okuyorum.
Yazmak anlamında kör kuyunun dibinde başladım, dil, gramer ve yazım düzeltmenliğimi kızım Esra oldu. Sözlük ve Google yardımı aldım.
Yazar arkadaşlarım var Oğuz Özdem, Osman Aytekin yazım anlamında sorup öğrendiklerim ya da onların ifade ettikleri kazanımlarım oldu.

Eserlerinize gösterilen ilgiyi tarif etmenizi istersek neler söylersiniz?
– Eser demek, eser yönlü çalışmalara haksızlık olur bizimkisi daha sıradan, daha yüzeysel.
Düşünsel paradigma, tanımlama, yeniden ifade etme, bakış kazandırmak yönlü yazı, makale, yorum ve köşe yazarlığı.
Özel bloğumda yaklaşık 300 kadar kendi alanında makale, köşe yazım var.
Dünyanın her coğrafyasında okunduğunu blogumda görebiliyorum.

Hangi yazarlar ve eserler sizi etkiledi?
– Şimdi çoğuna yer veremem ancak kısaca şunu ifade edeyim.
Bazı yapıtlar vardır bunları okuyup anlamaya çalışmadan olmaz, olamaz yarım kalırsınız hatta hiç yaşadığınızı saymayın, kendinizi yaşamamış sayın.
” Yani çocuk, yaşamak nedir ki, yaşamak bilinçtir, kazanılan bilinç yoksa; yaşamak derken sen inek gibi mi beslenmek kırda bayırda gezinmek anlıyorsun.
Yaşamak yaşadığın çağı idrak edip yorumlayıp yeniden tanımlayacak bilince ulaşmaktır, bu cesareti kendinde oluşturmandır.”
Mevlâna Mesnevi, Cahit Kutay Çankaya, Nutuk, Halil İnalcık yapıtları, Niyazi Berkes’in Türkiye’de Çağdaşlaşma, Kur’an-ı Kerim meali.
İlber Ortaylı, Ahmet Aslan Bir ömür düşünmek.
Biyografik yapıtlar, İsmet İnönü, Erdal İnönü, Barak Obama, Hillary Clinton, Benjamin Franklin, Tony Blair, Ernst Reuter Eski Berlin Eyalet Başbakanı

Ernst Rudolf Johannes Reuter ikinci vatanım kitabı mutlaka okunması gerekenler arasında.
Listeyi uzatmak yerine bu yolda insanımıza dünyaya Türkiye’den bakarsanız çok yanılmakla kalmaz, berbat bir iç dünyanız olur.
Buna neden Türkiye’nin yaşanılır olmaması, kusurlu olması değil.
Yaşadığınız kente, ülkeye dışardan bakmalısınız, dışarıdan baktığınızda görür anlarsınız.

Nasıl bir ülkede, nasıl bir kentte yaşıyorsunuz. Bunu yapmalısınız.
Yoksa bir ütopik düşüne sahip olur gerçekçilikten uzak kalır ve somut olana değil soyut kavramın, kavramların çekim gücüne kapılarak kaybolur, yok olursunuz.

Demokrasi için ceketinizi yakıp soğukta donarsınız ancak, demokrasinin ne olduğunu tanımlayamaz, çerçevesini çizemez ve gerektiğinde o çerçeveyi genişletip yeni tanımlarla içini doldurmaya devam edemezsiniz.

Son olarak yazar adaylarına neler tavsiye edebilirsiniz?

– Doğrusu yazar adaylarımıza tavsiyede bulunacak derinlik ve dinginlik kazandığımı söyleyemem.
Ama ben şunu yapıyor, bunları yazıyor ve yeniyi konuşuyorum;
Her şeyi yeniden anlamak, yorumlamak ve tanımlamak istiyorum ve bunu yapmaya çalışıyorum.
Dünün tanımları, bugünün taleplerini karşılayamıyor, eksik ya da yetersiz kalıyor.

Dünün hukuk ve adalet kavramı geçmişte, kendi yaşadığı toplumun bilincine hitap ediyor o yönlü ihtiyaçlarını karşılıyordu.

Dünün adalet tanımıyla günümüz toplumunun adalet beklentisini geçmiş hukuk ve yargılama usulleriyle karşılayamazsınız.
Bu toplumun adalet beklentisini karşılamaktan da öte, adaletli adaletsizlik tanımına kapı aralarsınız.

Adalet aracıyla insanların arasındaki ihtilafları gidermek, kamu düzenini sağlamak, devlet otoritesiyle toplum arasındaki gücü dengelemek yerine halka zulüm ve haksızlık yapmak durumunda kalırsınız.

Dünün ticaret ve vergi mevzuatı, dünün ticari gereksinimlerini karşılamak için düzenlenmiş.

Bugün e-ticaret diye bir şey var, sanal mülkiyet gelişmiş. Sanal mülkiyetin korunması, sigorta işlemleri var.

Sanal suçlar ve yapay zekâ ile çalışma hayatımızın yeni talepleri gelişiyor.

Kısaca yazar yaşadığı çağı, toplumu ve çevreyi iyi okumalı ki, toplumun bu yönlü talebine çağdaş arz oluşturabilsin.

Başarılarınız daim olsun.

Asude hocam teşekkürler.
Yine uzattım, umarım okurlarınıza can sıkıntısı olmamışımdır.
Size ve okurlarınıza esenlik ve yaşama sevinci diliyorum.

Ve son olarak şunu salik vermek istiyorum.

Çağdaş toplum, insanı eğiterek, öğreterek cezalandırır, ilkel toplumlar ise acıtarak, öldürerek cezalandırır.

 

İbrahim Selvi kimdir
1964 yılında Nevşehir’in Gülşehir İlçesinde doğdu 1982 yılında Gülşehir Lisesi’nde mezun olduktan sonra yüksek öğrenime devam etmedi.
Girişimciliğe yönelerek Antalya’da ticaret yaparak iş hayatına başladı.

Evli ve iki çocuk babası.
Kişisel araştırmalarını yazıma dönüştürerek yazım hayatına anatoliaibrahim.blogspot.com denemeler yazarak başladı.
Yerel gazetelerde köşe yazarlığı, konuşma yaptı.

Turizm ve Kültürel Varlıkları Derneği, Vakıf hizmetleri, Spor Kulübü gibi Sivil Toplum Örgütleri’nin yönetiminde yer aldı.
Bir dönem Amerikan Basınını takip ederek Amerikan ekolünü anlamaya çalıştı.

Özgür blog yazarı.
Kapadokya post köşe yazarı, çeşitli medya ve sosyal platformlarda Türkiye’nin siyasi, sosyal, kültürel gelişimi ve kentleşme gibi konularda araştırmalar yapmakta ve bu yönlü haber, yorum, konuşma ve makaleler yayımlamaktadır.

 

 

- Advertisment -

En popüler

Betül Altınsoy’un Değerli Eğitimci/Yazar Ayşe Mercan Kara İle Söyleşisi

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhaba,1986 yazında Afyonkarahisar’ da dünyaya gözlerimi açmışım. Babamın tayini sebebiyle ülkemin en güzel şehirlerinden olan Bursa’da büyüdüm. Konya Selçuk üniversitesinde Türk...

Şair Kerem Taşkın – Sevinçler

Mutlu olmak sevince bağlı Sevinç kalbimde açıyor Çiçekler gibi coşuyor Kelebekler gibi uçuyor Sevinçler umutla dolu Bulutlar gibi bem beyaz İçinde yürür hayatın Neşe saçar yaşadıkların Umut et senin olsun Tüm yaşadıkların Sevgi içinde...

Değerli Ozan Aşık Rasim Genç İle Röportaj

Kendinizden bahseder misiniz? 1963 yılında Samsun Vezirköprü'ye bağlı Çorakdere köyünde doğdu. İlkokulu köyünde bitirdi. Çok istemesine rağmen, imkânsızlıklar nedeniyle eğitimine devam edemedi. Çobanlıkla başlayan yaşamı, inşaat...

Devlet Bahçeli: Türk Birliğinin Hasretini Çekip Hayallerini Kuran Merhum Türkeş Bey’in İnanıyorum ki Ruhu Şad Olacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin, “Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in 27.Vefat Yıldönümü” münasebetiyle yayınladıkları anma mesajını sunuyoruz. Türk siyaset ve demokrasi hayatına derin...

Son Yorumlar