10.3 C
Ankara
22. Şubat. 2024
No menu items!
Ana Sayfa Diğer Kültür Sanat Asena Kınacı Moral Yazdı- 27 Mayıs Ülkücü Şehitleri Anma Günü ve Gün...

Asena Kınacı Moral Yazdı- 27 Mayıs Ülkücü Şehitleri Anma Günü ve Gün Sazak

Asena Kınacı Moral Yazdı- 27 Mayıs Ülkücü Şehitleri Anma Günü ve Gün Sazak

Baharın en güzel günlerinden biri de olsa 27 Mayıs buruk geçer ve hüzünlüdür bizim için… O gün Gün Bey’den ayrıldığımız gündür. O gün onun milletinden ve dava arkadaşlarından koparıldığı gündür. Milleti için çalışacağı, uğraşacağı günlerin onun elinden alındığı gündür.

Biz onu yüz yüze tanıyamayan nesiliz ama onu anlatılanlarla tanıdık, sevdik. Ve onun zamansız bizden koparılışı, şehit edilişiyle de hep üzüldük. 27 Mayıs bizim için Gün Bey’dir. 27 Mayıs bize hüzündür. 27 Mayıs göz ışığımızın söndüğü, günümüzün geceye döndüğü gündür bize. Türk Edebiyatının büyük destan şairi Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu “Asım’ın Nesli” destanı ile şöyle seslenir dağa, taşa, güneşe ve aya…

“Kurudu göze pınarlar

Nice gülfidanım gitti

Devrildi iri çınarlar,

Canım içre canım gitti.

İlk Şehidimiz Ruhi Kılıçkıran ile başlayan kutlu silsile Ülkücü Hareket’in tarihine şeref sayfaları ekleyerek devam edip gider. Ruhi Kılıçkıran’dan Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na şehitlerimizin her birinin adı hatırımıza geldikçe, ya da onların adı anıldıkça yürekler titrer, sanki mum fitili gibi o yürekler titreyerek yanar, kor olur. Ne kadar yanıp tutuşsa da yürekler, şehitlerimizin gururu kaplar yeri ve göğü. O şehitler ki bize biz olma gücünü, kuvvetini verir. O şehitler ki davanın manası ve mayası olur.

Bölünmesin diye millet,

Baki kalsın diye devlet

Dağlar gibi kemikle et,

Seller gibi kanım gitti

Ülkü Şehitleri…Ruhi Kılıçkıran, Süleyman Özmen, Yusuf İmamoğlu, Dursun Önkuzu, Cemil Doğan, Mustafa Pehlivanoğlu, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Veli Can Oduncu, Selçuk Duracık …. Sacit Çeyiz, Gün Sazak…Fırat Yılmaz Çakıroğlu temiz kanlarıyla bir destan yazdılar. Ülkü şehitleri cuma namazlarında hançerlenen döşlerinden akan kanlarıyla, kahpe pusularda kahpe kurşunlarla şehit düşenlerle…yetmedi… idam sehpasına sunulanlarla…bir tarih, bir destan yazdılar.

Param parça idi ruhun

Ellerinde bir güruhun

Tufanı bu mudur Nuh’un

Diye Arş’a ünüm gitti.

Ülkü Şehitleri…Başlarında deli rüzgârların estiği on sekiz, yirmi, yirmi beş yaşlarında; geleceğini bekledikleri mutlu günler yerine onların yalnız ve sessiz mezar taşları oldu. Onlar en kudurgan namlularda boşaltılan ölümü döşleriyle göğüsleyip başlarıyla süstüler, itildiler, kakıldılar, dövüldüler, öldüler. Lakin düşen düşürülen ay yıldızlı al bayrağı burçlarına astılar. Yaptıklarına karşılık ne dünyalık istediler, ne aferin umdular. Kıymetleri bilinmese de ne kutlu kavgadan vazgeçtiler, ne gücenip küstüler.

Yetim kaldı körpe çağam

Feryadımı nice boğam

Gün doğmak üzere ağam

Gün batarken inim gitti.

Ülkücü Şehitler…Yitirseler de üzülmeyen, bulsalar de sevinmeyen bir nesildi onlar. Buzda ateş yakarlar, aç oturup tok kalkarlar, yeri geldiğinde taş pişirip yerler ama yine de “elhamdülillah” derlerdi. Yüreği kardan beyaz bahtı esmer çocuklardı onlar. Batılın önünde set olan hakka rehber olan deli tay gibi çocuklardı onlar. Ya toprağın koynuna, ya zindan kucağına giden bu çocuklar gökyüzündeki yıldızları tesbih tesbih çekecek imana sahipken namazda arka safta olmayı tercih ederlerdi. Onlar, ne cennet istediler ne de cehennem tasası çektiler, yalnızca Allah’ın rızasını gözettiler.

Hey hey…yakınlar, uzaklar

Bekler pusular tuzaklar

Tayfuna dönsün sazaklar

Göz Işığım, Gün’üm gitti.

Ülkücü Şehitler…“Anadolu Türk’tür, Türk’ündür” diyerek Fatihçe, Yavuzca bir sevdayla şehadete koştular. Gömlekleri ter, elleri nasır olan bu çocuklar; döşekleri yer, yorganları hasır da olsa dertlenmediler. Yalanı elleriyle boğarak gerçeğin bir gün doğacağı günü bekleyen bu çocuklar dava uğruna serden, anadan, babadan, yardan, geçerek iman denizinde boğuldular. Ülkü sancağını göndere asmaya, kara taşa, kor ateşe, yıldıza, aya ve güneşe Türklüğü yazmaya, ne pahasına olursa olsun Turan’a varmaya ant içen bu gençlerin bütün suçları güneşin tez doğmasını istemekti.

Bu bir nesildir sürekli

Gözü pek çatal yürekli

Zor günlerimde gerekli

Tuğ gibi beş binim gitti.

Güzel yiğidin annesi bir düş görür bir gece. Sevmeye kıyamadığı bakmaya doyamadığı oğlunun kanlı başı peygamberin dizindedir. Artık onun Peygamber katına gitme zamanı gelmiştir. Gerçek zamana ve mekâna doğru Peygamber katına kutlu bir yolculuğa çıkan bu güzel çocukları doğuran anneler “Ne vermişsek ekmeğimizden, emeğimizden, sütümüzden helal ettik, helal ettik, helal ettik! “ diyerek haklarını bu güzel çocuklara helal ettiler.

Ülkücü Şehitler….Bu dünyada yada kıyamette de alınmazsa öçleri şehit, gazi, cümle ecdat, vatan, bayrak, din, devlet davacıdır bizden. Ve şehit gazi, cümle ecdat, vatan, bayrak, din ve devlet davacı kalacaktır unutursak biz onların kutlu adlarını, kutlu davalarını. Şehidimizin anası babası “Kırmızı güller açmış şehidimin bağrında” diyerek “Şehidim işte şurda; Sevdiği topraktadır.” diyerek şehidinin vatan toprağında, bayrağımızın gölgesinde huzurla uyumasını teselli bilir. Şehidin bıraktığı gurur ve onur, şehidin arkasında bıraktığı gözü yaşlı babanın, ananın, sevgilinin, kardeşin , arkadaşın ömrünü ve dünyasını doldurmaktadır.

Sakarya nesli yiğitler

Bağrı kan süslü yiğitler

Sübhan göğüslü yiğitler

Gitti ise, benim gitti.

Tarih nasıl yazılır? Bayrak nasıl al olur? Toprak nasıl vatan olur? Tuğ gibi beş bin Ülkü şehidinin gidişiyle gücümüz bir iken bin oldu. Ey milletim, gam yeme, Ülkü şehitlerinle övün. Onlar on bin gidip bir dönmeyen tümenlerin askeriydiler. On bin gidip cephelerden bir de dönseler tarih yazdılar, destan yazdılar, zafer yazdılar.

27 Mayıs Ülkücü Şehitler Günü… Kızılcahamam Ülkücü Şehitler Anıtı… Kızılcahamam’da Ülkücü Şehitlerin anısına yaptırılan anıtı yüzlerce, binlerce kişi ziyaret etmekte ve şehitlerimizin ruhuna Fatihalar hediye etmekte…

kaynak: https://www.ulkucukadro.com/2022/05/27-mayis-ulkucu-sehitleri-anma-gunu-ve-gun-sazak/

- Advertisment -

En popüler

Devlet Bahçeli: Fetö’cüleri Aklamak Vatana, Millete Ve Adalete İhanet Değil Midir?

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 20 Şubat 2024 tarihinde TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşmasının tam metni ve videosunu sunuyoruz. Değerli Arkadaşlarım, Muhterem...

Tarihçi-Yazar Oktay Ferik Yazdı-Hâkimiyet Bila Kaydu Şart Milletindir

Türk milleti tarihin her safhasında var olmuş, varlığını mutlaka bir devlet ile perçinlemiş, istikrar ve ittihadını milli hasletleri, kültürü ve seciyesi ile asırlara taşımıştır....

Şair Kerem Taşkın-Çiçek Bahçem

Bahçemde tohumlar ekiyorum. Bekliyorum onları, Büyüsünler diye. Bana bir nefes olsunlar diye. Yaşıyorum onların hep içinde, Göz bebeklerimin önünde, Sarı, yeşil, mor, pembe, Hepsi gözümün önünde. Bahçeme bir adım attım. Sanki rüzgarla beraber...

Türkav Asil Kalemler’in Bu Haftaki Konuğu Polisiye Roman Yazarı Ayla Koca Oldu.

Türkav Asil Kalemler Yazarlık Okulu bu haftaki yazar buluşması toplantısında Polisiye Roman Yazarı Ayla Koca’yı misafir etti. Merkezi Ankara’da bulunan Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı (Türkav)...

Son Yorumlar