10.3 C
Ankara
5. Mart. 2024
No menu items!
Ana Sayfa Röportaj Betül Altınsoy’un Değerli Yazar Ayşe GÜLTEN KIRICI İle Söyleşisi

Betül Altınsoy’un Değerli Yazar Ayşe GÜLTEN KIRICI İle Söyleşisi

Kısaca kendinizi anlatır mısınız?
Ben Ayşe Gülten Kırıcı. 1957 yılı Bolu İli Göynük İlçesi’nde doğdum. İstanbul’da yaşıyorum. Yazar, şair, köşe yazarı ve güfte yazarıyım. Aynı zamanda emekli sınıf öğretmeniyim. Kütahya Öğretmen Okulu’ndan 1976 yılında mezun oldum ve aynı yıl meslek hayatına başladım. 1980 yılında eş durumu nedeniyle İstanbul iline atandım. 2010 yılında aktif hayatımı bıraktım ve yazarlık serüvenim başladı. Evli ve iki kız çocuğu annesiyim. Bir torunum var.
İlk eserim, “Anam” isimli öyküm (Bağcılar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Nisan-Mayıs-Haziran 1997) Bağcılar İlçe Milli Eğitim Dergisi’nde yayınlandı. Duygu dolu şiirlerim çoğalınca bir kitapta toplamayı düşündüm.
Mayıs 2004’te “Etrafına Bak” isimli şiir kitabımı çıkardım. 2010 yılında “İz Bırakan Öğrencilerim, Telefonumdaki Kaybolan İsimler” adlı anı kitaplarım basıldı. İki yıl sonra, “Büyüyen Öğrencilerimle Büyük Buluşma” isimli anı kitabım basıldı. Ardından çocuk edebiyatına yönelerek “Kar Taneleri (2013), “Minnoş (2014), Kurdeleci Kız (2015) isimli 9 yaş üzeri çocuk romanlarım basıldı
Daha sonra torunuma bakmak için kızımla birlikte Şangay’a gittim. İki yıl fuar ve okul söyleşilerine katılamadım. Fakat farklı kültürlerle tanışmak, onların dünyasına girmek ufkumu genişletti. Çevreci İkizler çocuk romanımı orada yazdım. 2019 yılında Türkiye’ye döndük. Bu kez de pandemi dönemiyle evlerde kaldık. Nihayet Çevreci İkizler çocuk romanım pandemi sona erince basıldı. (2021). Çocuk romanlarım hazırlık aşamasında Bala Kitap Topluluğu’nun kitap inceleme komisyonundan geçti.
2016-2017 Eğitim öğretim yılında; Kadıköy’de İSMEK’in yazarlık atölyesi kurslarına katıldım.
En sevdiğim ve örnek aldığım çocuk kitabı Polyanna’dır. Eğer, çocuklar doğru kitapla buluşursa okumayı sever ve okuma hızını ilerletir. Hatta yetişkinler için de böyledir. Bunun için ben de çeşitli kitap fuarlarına katıldım. Okullarda söyleşiler yaptım. Kitaplarımda; sade, yalın ve akıcı bir anlatım dili kullanmam okuyucular tarafından çok ilgi gördü. Sonra çocuk şiirlerimle “Sevgi Çiçekleri (2017)” yoluma devam ederek aynı yıl biriken öykülerimle “Sevgiyi Tohuma Yaz” isimli kitaplarım basıldı.
En son 2023 Mayıs ayında “Bir Oyunumuz Var (çocuk kitabı) ile Gönül Sesi Öyküleri” kitaplarım okuyucuyla buluştu. Şu ana kadar basılı 14 adet eserim var. Ayrıca 25 yazar dostumla beraber ortak çalışmamız olan Şiir ve Öykü Bahçesi 1 ve 2 olmak üzere Halk Edebiyatı Dergisi Yayınları’ndan çıkan iki kitabımız var. Bilgisayarımda da tamamlanacak olan 6 adet kitap dosyam ve 2. Baskıyı bekleyen kitap dosyalarım var.
Kitaplarımın kapaklarını Bolulu arkadaşım emekli hemşire, ressam, gazeteci Fatma Marmara pastel boya ile tabloya döktü. Gazetede haberlerimi yaparak destek verdi. Yani ekip çalışması yaptık. Kültür Bakanlığı da çocuk kitaplarımdan satın aldı. Okumak için Türkiye’deki çocuk kütüphanelerinden kitaplarıma ulaşabilirsiniz.
Şiirlerimden bazıları Neyzen Ender Doğan, bestekar, müzik öğretmeni arkadaşım Selahattin Özsüer ve Raif Kırlıoğlu (müzik öğretmeni ve bestekar) tarafından bestelendi. Youtube kanalında videolarımızı izleyebilirsiniz.
Ayrıca Bolu Postası, HerşeyGöynükiçin ve GÖKADER (Göynük Kadınlarını Kalkındırma, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği) sitelerinde köşe yazılarım yayınlandı. Halen Halk Edebiyatı Dergisi’nde köşe yazılarım, deneme, öykü, röportaj konularıyla yazılarım yayınlanmaktadır.

Mesleğiniz nedir ve kaç senedir bu mesleği yapıyorsunuz?
34 yıllık Sınıf öğretmeniyim. 21 yılı Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı devlet okullarında, üç yıl da özel okullarda çalıştım. 2010 yılından itibaren şair ve yazar olarak hayatıma devam ediyorum.

Yazmak sizin için ne ifade ediyor?
Yazmak, bir çeşit kendimi ifade edebilmemin güçlülüğünü ortaya koyuyor. Kelime hazinem zenginleştiği gibi, hayallerim de gerçekleşiyor aynı zamanda. Ne zaman ve nerede ortaya çıkacağı belli olmayan hissi duygularım, satırlara dökülmek için yalvarıyor adeta. Ben de bu duygularımın sesine kulak veriyorum.

Okumadan kitap yazanlar için ne diyorsunuz peki?
İnsan vücudu yani bedenimiz nasıl ki beslenmeden gelişemiyorsa, kitap okumadan yazmak da aynı şeydir. Yazarlık zorlu bir süreçtir. Yazarlık yolunda ilerleyenler öncelikle çok kitap okuyarak, kelime hazinesini zenginleştirip, bakış açısını geliştirmelidir. Sonra betimleme, hayal gücü, yaşanmış ya da gerçek dışı olaylarda yaratıcı olmalıdır. Araştırmaya ve gözlemlere önem vermelidir. Aksi takdirde hep aynı yerde döner durur.

Kitap ya da genel olarak yazma konusunu nasıl seçiyorsunuz? Etkileşim var mı? Yoksa tamamen tesadüf mü? Yani kurguyu önceden mi belirlersiniz? Yoksa bütün olay örgüsü siz yazdıkça mı gelişir?
Otuz dört yıl sınıf öğretmenliği yapmış olmanın verdiği gururla, hayatımın içinde hep çocuklar vardı. Onlara karşı duyduğum sevginin yanında mesleğimi de en iyi şekilde yapmış olmanın sorumluluğunu taşıdım yıllarca. Bu yüzden yazmak için öne çıkan konularımın başında çocuklar ve öykülerimde gerçek yaşanmışlıklar geliyor. Bu yüzden konusunu önceden belirlerim. Betimleme ve kurgulama kısımları ise yazdıkça yerine oturur.

Esin kaynaklarınız nelerdir? Yazarken nelerden beslenirsiniz?
Duygusal bir yapıya sahibim. Bu yüzden bir söz, bir şarkı, dalga sesleri veya yağmurdan etkilenip yazabilirim. Bazen hüzün, bazen de sevinçler ilham kaynağım olur. Konsantre olduktan sonra yer ve zaman benim için önemli değil. Ama kesinlikle sessiz bir ortamda daha iyi sonuç aldığımı söyleyebilirim. Bazen de kafamda kurgulayarak kısa notlar alırım. Sonra bunları harmanlayarak yazımı tamamlarım.

Eserleriniz arasında “göz bebeğim” diyebileceğiniz bir tanesi var mı?
Eserlerim benim birer çocuğum gibidir. Hiçbirini diğerlerinden ayıramam. Hepsi de çok emek verilerek yazılmış, hatta incelenmiş eserlerdir. Bu yüzden onlar benim göz bebeklerimdir. Okuyucularımın pozitif dönüşleri beni mutlu ediyor ve gelecek nesillere yazılı bir eser bırakabilmenin mutluluğunu yaşıyorum.

Son olarak belirtmek istediğiniz bir şey var mı?
Yazarlık sürecimde beni yalnız bırakmayan başta ailem, arkadaşlarım, öğretmenlerim, öğrencilerim, yakınlarım ve okurlarıma ailem olduğunu hissettirdikleri için çok teşekkür ederim. Ayrıca, kitaplarımı inceleyerek edebi birer eser oluşmasına katkıda bulunan Bala Kitap Topluluğu üyelerine, yazarlık atölyesi öğretmenimiz Şenol Tombaş’a, kitaplarımı alarak bana güç veren okurlarıma ve bana bu fırsatı verdiğiniz için size çok teşekkür eder, gazeteniz okurlarına selam, sevgi ve saygılarımı iletirim.

Vakit ayırdığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim. Sizi tanımaktan çok mutlu olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. İlhamınız bol olsun efendim.

- Advertisment -

En popüler

Devlet Bahçeli: Bugünkü CHP, Atatürk’ün Partisi Değil, DEM’in Oyun Uşağı, Türkiye Düşmanlarının Altı Oklu Uydusudur.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 29 Şubat 2024 tarihli Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı basın toplantısı konuşmasının...

Şair Kerem Taşkın-Hüzün

Yüreğim hüzünlü Göz yaşım akmıyor Kurudu göz pınarlarım Son baharda dökülen yapraklar gibi Tıpkı içimde dökülen Bir kül gibi savrulur Oradan oraya gönlüm Olduğum yerde Sanki avuçlarım içinde hepsi, Sıksam bir türlü, bıraksam...

Devlet Bahçeli: Fetö’cüleri Aklamak Vatana, Millete Ve Adalete İhanet Değil Midir?

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 20 Şubat 2024 tarihinde TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşmasının tam metni ve videosunu sunuyoruz. Değerli Arkadaşlarım, Muhterem...

Tarihçi-Yazar Oktay Ferik Yazdı-Hâkimiyet Bila Kaydu Şart Milletindir

Türk milleti tarihin her safhasında var olmuş, varlığını mutlaka bir devlet ile perçinlemiş, istikrar ve ittihadını milli hasletleri, kültürü ve seciyesi ile asırlara taşımıştır....

Son Yorumlar