10.3 C
Ankara
5. Mart. 2024
No menu items!
Ana Sayfa Röportaj Değerli Eğitimci Metin Özdemir ile Röportaj

Değerli Eğitimci Metin Özdemir ile Röportaj

1) Kimdir Metin Özdemir?

1979 yılında Bursa’da doğdum. İlkokul, ortaokul ve süper liseyi Bursa’da okuduktan sonra İstanbul Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünden 2002’de mezun oldum. Evli ve bir çocuk babasıyım. 22 yıllık tecrübeli bir sınıf öğretmeni, üstün potansiyelli çocukların öğretmeni, akıl ve zeka oyunları eğitmeni, anlayarak hızlı okuma eğitmeni, IB (Uluslararası Bakalorya) öğretmeni, oyun temelli matematik eğitmeni, kitap seçme kılavuzu, hikaye anlatıcısı, eğitsel oyun tasarımcısı, ev ve aile danışmanıyım. Özel sektörde öğretmenliğe devam ediyorum. Öğrencilerimin birçok derecesi vardır. Eğitim ve kitap alanındaki birikimlerimi sosyal medya adreslerimde paylaşıyorum.

Instagram: @mto007

YouTube: Oku, Eğlen, Öğren

2) Şu anki mevcut çalışmalarınız ve hedefleriniz nelerdir?

Özel bir okulda sınıf öğretmenliği yapıyorum. Sosyal medyada sesli alıntılar, eğitim ve hayat dersleri, kitap tanıtımları, akıl ve zekâ oyunları tanıtımı yapıyorum. Kitap okumak en büyük uğraşlarımdan bir tanesi. Kitap okumaya ciddi bir vakit ayırıyorum. Kitaplar boş zamanda okunmaz. Kitap okumaya vakit ayırmak gerekiyor. Öğrencilerime de ülkemin çocuklarına da kitap okumayı erken yaşlarda aşılamayı hedefliyorum. Bunun için ilk benim okumam gerekir. Öğrenci önce anne babasına sonra öğretmenine bakar. O yüzden güzel temsil etmemiz lazım çocuklarda okumanın alıştırılması ve kalıcılığı için. Aynı zamanda ‘Fısıldayan Kalemler ” internet sitesinde haftalık yazıyorum. ‘Eğitim ve Hayat Dersleri’ videolarımın karışımından oluşan bir kitabım hazır. Henüz çıkarmayı düşünmüyorum. İyi bir zamanını bekliyorum.

Hedefim ülkemin çocuklarına hak ettikleri eğitimi sunabilmek ve ülke genelinde okuma sevgisini milletime aşılamak. Toplum olarak okumamız, düşünmemiz, sorgulamamız gerekiyor.

3) Kendinizde bir şeyleri değiştirme imkânınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Kendimden inanın memnunum. Aşırı özelliklerim yok. Denge insanıyım. Ne makamda ne rütbede inanın gözüm yok. En büyük rütbe her şeye rağmen insan kalabilmek. Bunu yapabiliyorsak ne mutlu! Neye niyet edersem iyi niyet sahibi olduğum için hemen destek buluyorum. Çünkü kendimi sürekli yetiştiriyorum. Alanımla ilgili birçok eğitim alıyor, sürekli okuyor, okudukça dünyada ne kadar öğrenilecek çok şeyin farkına varıyorum. Oğlum da 9 yaşında 1000 kitap bitiren ülkemizde erken yaşta okuyan çocuklardan biri. Okumanın faydasını okul derslerinde de her zaman görüyor. Ailece okuyoruz, geziyoruz, yeni yeni şeyler öğreniyoruz. Hayat hareket ettikçe size nimetlerini sunuyor.

4) Bir kültür insanı olarak okuma eylemi ve ülkemiz insanlarının bu konuya yaklaşımı ile ilgili ne söylemek istersiniz?

Dinimizin ilk emri ‘Oku’ dur. Kâinatı, dünyayı, insanı, kitapları okuyup anlamamız istenmektedir. Maalesef günümüzde bile yetişkinlerin en son okuduğu kitap ilkokulda okuduğu ‘Cin Ali’ dir. Milyonlarca yetişkin kitap okumuyor ve çocuklarına ‘Kitap Oku!’ diyorlar. Sonra da ‘Oğlum, kızım okumuyor hocam!’ diye serzenişte bulunuyorlar. Önce anne babanın okuması gerekiyor ki temsil edebilsin. Çocuklar doğru bir örnek görsün. Ortaokul ve lise öğrencilerine eğitim öğretim dönemlerinde sadece dünya klasiklerini okutabilsek bir üniversite bitirmiş gibi olurlar. Maalesef sabah akşam test çözmekten ve ezber eğitimden çocuklar bir papağana dönüşmüş durumdalar. Oysa papağandan bir farkı olmalı insanın. Bu çocukların suçu değil tamamen onlara dayatılan sınav sisteminin bir neticesi. Boyları büyüklüğünde test kitapları çözüyorlar. Hayatlarının, enerjilerinin büyük bir bölümünü bir meslek sahibi olma amacıyla tüketen öğrencilerin yüzde doksanı sınavlardan sonra bu test kitaplarını ya çöpe atıyorlar ya yakıyorlar. Eğitim bu olmamalı. Tüik’in yıllar önce yaptığı araştırmada ‘Türkiye’de okuma ihtiyacı 235.sıradaymış. İnsanlar belki ekonomik belki bireysel sebeplerden dolayı okumayı ihtiyaç bile hissetmiyor. Bizim okumayı, ülke olarak ekmek gibi su gibi ihtiyaç haline getirmemiz gerekiyor. Okumaya bir şekilde heves duyan insanları cesaretlendirmeli mümkünse ülkemizde birçok okuma gruplarına katılması sağlanıp aynı kitabı okuyanların okuması pekiştirilmelidir. Sonuç olarak ülke olarak okumama gibi bir lüksümüz yok. Okumadığımız gün karanlıktayız.

5) Sizden sonraki nesli düşündüğünüz zamanda, nasıl bir duyguya kapılıyorsunuz?

Bu soru belki geçmiş zamanda bizden önceki nesle sorulmuştur. Onlar da umut dolu cevaplar vermiş olabilirler. Ben şöyle düşünüyorum. Gelecek yıllar artık robotların çağı. Niteliksiz insanlara çok ihtiyaç duyulmayacak. Kendini yetiştiren insanlar ayakta kalabilecek. Bir yandan da ciddi şekilde duygusuz bir nesil de yetişiyor. Her şeyin fiyatını bilen ama insanın değerini bilmeyen, insanların duygularına kayıtsız birçok genç ve yetişkin. Sosyal medyada üzülmüş gibi yapıyor birkaç dakika sonra vur patlasın çal oynasın paylaşımlarına devam ediyor. Bizim bu münafıklığı bırakmamız gerekiyor öncelikle. Eşyaya duyulan değer insana duyulan değerden çok fazla. Artık herkes sahte kalabalıklardan kaçıyor. Haklılık payları da var. Çünkü gerçek dünyada olsun sanal dünyada olsun insanoğlu çok tehlikeli bir ırk. Kendi ırkını planlayarak, tasarlayarak öldüren, acı çektiren tek ırk insanoğlu. Bizim sevgi dozajını artırıp dünyada savaş yerine dünyada barışı seçmemiz gerek. Bunun için üretilen tüm silahların yok edilmesi gerekiyor ki bunu tüm dünya karar alması lazım. Bu da yakın gelecekte çok zor gözüküyor. Maalesef gençlerimizi güzel bir gelecek beklemiyor. Çocuklarımıza güzel bir dünya bırakamadık. Buna rağmen çok iyi yetişen çocuklarımız da var. Onların yolu her zaman açık olsun. Kötülüğe karşı güzel bir gelecek adına dimdik durmalarını temenni ediyorum.

6) Yaşadığınız zorluklar karşısında sizi motive eden etkenler ne oldu?

Yaşadığım zorluklar karşısında beni motive eden her zaman ailem, Allah’a(cc) ve ahirete olan inancım ve sahte kalabalıklardan nefes aldığım okuduğum kitaplar oldu. Dünya böyle bir yer bunu kabullenmek lazım. Sonsuz mutluluk bu dünyada yok. İyisi ile kötüsü ile bize verilen bir ömür var. Daha önce dediğim gibi para, mal, mülk, makam vb. bunlar varılması gereken başarılar değildirler. Hele günümüzde bunları yapmak çok kolay. Önemli olan bunlara rağmen insan kalabilmektir başarı. Arkanızdan hayır duası alabilmektir. Fani dünyada, bu gök kubbede hoş bir seda bırakabilmektir.

7) ‘Başarının bir sırrı da ilgi alanlarınızın peşinden gitmek, öğrenmeye ve araştırmaya çok fazla yatkın olmak’ diyebilir miyiz?

Her insanın ilgi alanları ve hayalleri vardır. Yeter ki bu ilgi alanları insanlığa katkı verecek alanlar olsun. Başarının kolay ve zor yolları vardır. Günümüzde nedense kolay yoldan elde edilen her şey de başarı sayılmaya başlandı ki bu çok tehlikeli. Biz zora talip olmalıyız. Bir şey ile uğraşmak, okumak, dinlemek, öğrenmek, insanın eksik olduğu alanlarda kendini yetiştirmesi elbette güzel şeyler fakat bunu sadece kendisi için kullanırsa başarıya ulaşsa da bu yine kötülüğe sebep olur. Topluma ve etkileşim içinde olduğu çevresine bir katkı sunamıyorsa başarısı yine boş. ‘Ben, ben’ demeye devam eder. ‘Biz’ olmaya gayret etmeliyiz. Bu yüzden kişisel gelişim kitaplarının çoğunu doğru bulmuyorum. İçinde kibir dolu cümleler mevcut. Kişisel geliştikçe toplumsal çöküş kaçınılmaz oluyor. Başarı kavramı herkese göre değişir. Gerçek anlamda başarı için hayatın anlam bulması önemlidir.

8) Son olarak: bu röportajımızı okuyacak olan arkadaşlara ne tavsiye önerirsiniz?  Başarıya ulaşmak için nasıl bir yol izlemelerini tavsiye edersiniz?

Öncelikle test kitaplarından kurtulun. Bol bol dünya klasiklerini okuyun. Kitaplarda milyonlarca seyahate çıkarsınız. Dünyayı dolaşırsınız. Sizin hayatınızda olabilecek bir olay muhtemelen kitaplarda daha önce yaşanmıştır. Ne yapacağınıza, nasıl bir yol izleyeceğinize rehberlik eder. Kitaplar dışında varsa imkânınız bol bol gezin. Yeni yerler, kültürler görün. Belli bir coğrafyaya tıkılı kalmayın. Dünya kültürünü öğrenin, harmanlayın. Önünüzde nasipse uzun bir hayat var. Dolu dolu geçirin. Bol bol güzel anılar biriktirin. Gelecekte yaşlandığınızda geriye dönüp baktığınızda bu güzel anılar elinizde kalacak. Karşılıksız iyi insan olun.

Cennet var diye iyi insan olmayın, gerçekten iyi insan olun. Kendinizle barışık olun. Dürüst olun, dosdoğru yaşayın. Birçok zaman kaybetseniz de dosdoğru yaşayın. Asıl başarı budur. Faniye değil, bakiye talip olun. Birileri kan ağlarken siz mutlu olmayın. Yerin dibine batsın öyle mutluluk ve başarı. Birlikte güzel, birlikte güçlü olun! Kendinizi hiçbir şeyin önünde görmeyin. Bütün güzellikler gelip geçicidir. Ardından kalan sadece hoş bir seda bırakabilmek olacak. İşte o zaman başardın.

- Advertisment -

En popüler

Devlet Bahçeli: Bugünkü CHP, Atatürk’ün Partisi Değil, DEM’in Oyun Uşağı, Türkiye Düşmanlarının Altı Oklu Uydusudur.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 29 Şubat 2024 tarihli Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı basın toplantısı konuşmasının...

Şair Kerem Taşkın-Hüzün

Yüreğim hüzünlü Göz yaşım akmıyor Kurudu göz pınarlarım Son baharda dökülen yapraklar gibi Tıpkı içimde dökülen Bir kül gibi savrulur Oradan oraya gönlüm Olduğum yerde Sanki avuçlarım içinde hepsi, Sıksam bir türlü, bıraksam...

Devlet Bahçeli: Fetö’cüleri Aklamak Vatana, Millete Ve Adalete İhanet Değil Midir?

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 20 Şubat 2024 tarihinde TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşmasının tam metni ve videosunu sunuyoruz. Değerli Arkadaşlarım, Muhterem...

Tarihçi-Yazar Oktay Ferik Yazdı-Hâkimiyet Bila Kaydu Şart Milletindir

Türk milleti tarihin her safhasında var olmuş, varlığını mutlaka bir devlet ile perçinlemiş, istikrar ve ittihadını milli hasletleri, kültürü ve seciyesi ile asırlara taşımıştır....

Son Yorumlar