10.3 C
Ankara
16. Nisan. 2024
No menu items!
Ana Sayfa Röportaj Gamze Aktürk İle Çocuk Edebiyatı Hakkında

Gamze Aktürk İle Çocuk Edebiyatı Hakkında

Gamze Aktürk İle Çocuk Edebiyatı Hakkında

Röportaj: Asude Can

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhaba. 1988 Ankara doğumluyum. Evli ve iki çocuk annesiyim. 10 yıllık bankacılık hayatı sonrasında son dört senedir bir kamu kurumunda hizmet vermekteyim.

Okuma merakınız nasıl oluştu?

Çocukluk yıllarımdan itibaren evimizin her yerinde kitap ve ansiklopedilerin oluşu beni okumaya çok teşvik etti. Şimdi ki Google hizmetini biz ansiklopedilerle karşılardık. Aradığım bilgiye ulaşıncaya kadar ilgi çekici birçok içerik ile karşılaşırdım. Ayrıca evimize her gün düzenli olarak üç dört adet gazete alınırdı. Özellikle gazetelerin karikatür ve bulmaca bölümleri beni çok heyecanlandırırdı.

İlkokul yıllarında ise annemin çalıştığı kurumda TÜBİTAK kitaplarının basıldığı bir birim olması, kuşe kağıt renkli resimli bilgi dolu kitaplara ilgimi çok arttırdı. Çocuk kitapları ile bu yola çıkmamdaki en büyük etken diyebilirim.

Kitap okurken herhangi bir alanda mı okumalı yoksa tüm alanlar ile alakalı kitaplar mı okunmalıdır?

Bu aslında kişiden kişiye değişebilir. Bazı insanlar ne istediğini bilirler, fakat benim gibi kitap doyumsuzu insanlar tüm türlerin, içeriklerin tadına bakmak isterler. Bilgiye olan açlık, hayal dünyasını beslemek, kelime dağarcığını geliştirmek, düşünme yeteneğini pekiştirmek gibi birçok nedene bağlı olarak her tür kitaptan aradığını, istediğini alma meselesi diyebiliriz.

İyi ve nitelikli bir çocuk kitabında hangi nitelikler olmalı?

Okulöncesi grubu için bol resimli, sade bir dille ana fikre yönelik bir anlatım olmazsa olmaz. İlkokul çağı içinse daha çok okurken kendilerinden bir şeyler bulabilecekleri, hayal güçleri ile ana fikri pekiştirebilecekleri bir anlatım olması gerektiğini düşünüyorum.

Çocuklara okuma sevgisi aşılamaya çalıştığımız süreç nasıl gelişmeli? Bu süreçte doğru bildiğimiz yanlışlar neler?

Çevremde gözlemlediğim en büyük yanlış “ henüz okuma bilmiyor” denilerek bebeklere kitap alınmamasıdır. Kendi çocuklarıma daha doğumdan itibaren hissedebilecekleri resimli karton kitaplardan aldım ve kitapları rahatlıkla ulaşabilecekleri yerlere koydum. Yaşları arttıkça ilgi alanlarına yönelik kitaplarla takviyeler yaptım. Örnek teşkil edebilmek adına kitabı odamıza çekilerek değil de yanlarında, onlar oyun oynarken okumaya özen gösterdim. Böylelikle kitap okumayı yemek yeme gibi evin doğal bir rutini haline getirdim.

Bir diğer yanlışsa çocuklara, yaşına uygun olmayan ya da ilgisini çekmeyen kitapları “odana git, o kitabı bitir” tarzı söylemlerle ceza verir gibi hissettirerek ve zorlayarak okutma çabası. Bu davranış çocukları kitaplardan uzaklaştırmak dışında hiçbir işe yaramaz. Emir vermek yerine yukarıda da bahsettiğim üzere örnek olmalıyız. Çocuklar ayna gibidir. Gördüklerini işlerler.

Sizce kitap okurken özellikle nelere dikkat edilmelidir?

Bu soru yine kişiselleştirilebilir ama genel olarak kitap okumak için hazzı yaşayabileceğiniz ve en yüksek verimi sağlayabileceğiniz ortamı seçmek önemlidir. Bu ortam kimine göre sessiz huzurlu bir yer, kimine göre kalabalık bir kafede boş bir masa ya da toplu ulaşımda seyahat ederken. Tamamen kişinin içindeki isteğe göre şekillenebilen bir durum.

Kitabı okumadan önce tanımak, kitaba olan ilgiyi ve merak duygusunu arttıracaktır. Olay kurgusunu, yazarı ya da yazım dilini.

Kendimden örnek verecek olursam, okurken odağımı arttıran ya da önemli gördüğüm yerleri içselleştirebilmek adına birkaç kez okur, hatta altını çizerim.

Çocuk edebiyatı yazarlık sürecinizi bize anlatabilir misiniz? Size öncülük eden bir isim var mı?

Yazmayı öğrendiğim günden bu yana yazıyorum diyebilirim. Denemeler, şiirler, mektuplar, öyküler… Okul çağlarımda çok sayıda kompozisyon birinciliklerim oldu. Yazdıklarımın beğenilmesi ya da kaleme döktüğüm o hislerin karşı tarafa geçiyor oluşu benim yazmaya olan isteğimin her daim canlı kalmasını sağladı. Çok sayıda feyz aldığım yazar olmasına karşın beni kitap çıkarmaya teşvik eden bir isim değil bir olay oldu. “Deprem”. Kısa zaman önce yaşadığımız deprem beni çok derinden etkiledi. Deprem bölgesindeki çocuklara “Korkularına Şans Ver” demek ve onların geleceğe yeniden güven içerisinde bakmasını sağlayabilmek adına kitap çıkardım.

3 yıldır instagramda “@deneyen_cocuk” adında şahsıma ait bir sayfa yönetmekteyim. Yoğun talep üzerine “Deneyen Çocuk İle Evde Yapılabilecek Basit Deneyler” e-kitabını çıkardım. Bu pdfler umduğundan da fazla ilgi gördü ve gelirleri Sma lı bebekler başta olmak üzere birçok projede kullanıldı. Son dört aydır ise başlatmış olduğum “Deprem Bölgesindeki Okullara Kitap Projesi” kapsamında pdf gelirleri ile kitabımı finanse ederek okullara kitaplarımı iletiyorum. Akabinde imkânı olan okullarla online olarak gönüllü buluşmalar yapıyoruz. Konteynerlerde yaşayan miniklerimle, bana ulaşan saygıdeğer öğretmenlerimiz vesilesiyle görüşme fırsatı yakalıyorum. Birlikte etkileşimli kitap okuma ve etkinlikler yapıyoruz. Bu bağlamda Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Hatay, Şanlıurfa gibi illerimizde 9 okul tamamladım.

Travmalar korkulara, korkularda hayata karşı güvensizliğe sebep olur. “Rozi – Korkularına Şans Ver” kitabı ile amacım deprem bölgesi başta olmak üzere geleceğimiz olan tüm çocuklara korkularıyla baş etmeyi öğretmektir.

Hangi yazarlar ve eserler sizi etkiledi?

Kitap olarak Küçük Prens, yazar olarak tarzı, yaşantısı, üretkenliği ve kaleminin izi ile zihinlerimizde bıraktığı hayal aroması ile de Şermin Yaşar diyebilirim.

Son olarak yazar adaylarına neler tavsiye edebilirsiniz?

Yazmak bir tutkudur. Adım atmak ise gerçekten büyük bir cesaret. Adım atmaya en büyük engel ise beğenilmeme düşüncesidir. İçlerinde yanan kıvılcımı bastırmak yerine kor alevi yangınlara dönüştürmelerini tavsiye ederim. Yazmaktan korkmasınlar. Duygularını dile getirebilmekten, kelimelerle oynamaktan, hayal dünyalarında yolculuğa çıkmaktan çekinmesinler. Çünkü insan zihnini kalemiyle birleştirdiğinde gerçekten sonsuz bir yolculuğa çıkıyor ve hangi duraklara varacağını bazen yazar bile bilmiyor. Bu heyecanı herkesin yaşamasını dilerim.

Teşekkürler.
Başarılarınız daim olsun.

- Advertisment -

En popüler

Betül Altınsoy’un Değerli Eğitimci/Yazar Ayşe Mercan Kara İle Söyleşisi

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhaba,1986 yazında Afyonkarahisar’ da dünyaya gözlerimi açmışım. Babamın tayini sebebiyle ülkemin en güzel şehirlerinden olan Bursa’da büyüdüm. Konya Selçuk üniversitesinde Türk...

Şair Kerem Taşkın – Sevinçler

Mutlu olmak sevince bağlı Sevinç kalbimde açıyor Çiçekler gibi coşuyor Kelebekler gibi uçuyor Sevinçler umutla dolu Bulutlar gibi bem beyaz İçinde yürür hayatın Neşe saçar yaşadıkların Umut et senin olsun Tüm yaşadıkların Sevgi içinde...

Değerli Ozan Aşık Rasim Genç İle Röportaj

Kendinizden bahseder misiniz? 1963 yılında Samsun Vezirköprü'ye bağlı Çorakdere köyünde doğdu. İlkokulu köyünde bitirdi. Çok istemesine rağmen, imkânsızlıklar nedeniyle eğitimine devam edemedi. Çobanlıkla başlayan yaşamı, inşaat...

Devlet Bahçeli: Türk Birliğinin Hasretini Çekip Hayallerini Kuran Merhum Türkeş Bey’in İnanıyorum ki Ruhu Şad Olacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin, “Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in 27.Vefat Yıldönümü” münasebetiyle yayınladıkları anma mesajını sunuyoruz. Türk siyaset ve demokrasi hayatına derin...

Son Yorumlar