10.3 C
Ankara
5. Mart. 2024
No menu items!
Ana Sayfa Diğer Kültür Sanat Mahir Adıbeş Gezdi, Gördü ve Yazdı-Tokat Müzeleri

Mahir Adıbeş Gezdi, Gördü ve Yazdı-Tokat Müzeleri

Mahir Adıbeş Gezdi, Gördü ve Yazdı- Tokat Müzeleri

Her gittiğim yerlerde insanları izledim. Batıya geldikçe bireyleşen, yozlaşan, bencilleşen insanlık hâlâ yaşıyor Anadolu’da. Tokat şehircilikte çağ atlamış, farklı buldum ne yalan söyleyeyim. Tarih, kültür gezisi mutlaka şehir içinde yapılmalı. Yani bir gününüzü oraya ayırmalısınız. Bu şehir dokuyu Karadeniz’den almış tabiat güzel. Yeşilırmak salına salına şehrin ortasından akıyor.
Köylerine misafir olduk, yedirmeden bırakmadılar. Tokuz dediğimize kulak asmadılar. Düğün için kavurma hazırlanmış, yemeden olmaz, dediler. Bağların bahçelerin ortasında yeşilliklere gömülmüş evler…
İnsanlığı gördüm arkadaşım, meslektaşım, asker arkadaşım Veteriner Hekim Mehmet Demir ve ailesi. Özlemişiz doğrusu. Ellerinden kurtarmak zor oldu. Zamanımız çok sınırlıydı, nasip olursa onları tekrar ziyaret için söz verdik. Tokat’a bir daha önümüzdeki yıllarda gezi düşünüyoruz.
Yeşilırmak kıyısında bir gece yarısı, sohbet bitmeyecek gibi, söz söze eklendi. Semaver gelip kuruldu biraz ötemize. Bardaklarımız dolduruldu…
Tokat’ta müzeleri gezelim dedik ama Tokat zaten kendisi müze, her tarafı tarih. Yol kenarlarında türbeler bakımlı ve gezmeye müsait. Bazıları dua ediyor, bazıları da taş yapıştırmaya çalışıyor duvarına. Herkesin bir isteği var gizliden gizli. Yeşil bahçelerinde oturup dinlenebileceğiniz gibi çoğunun önünde suyu akan çeşmeler yapılmış birer sanat eseri. Suları içiliyor, istersen elini yüzünü yıkayabilirsin. Bu şehir bizim eskiden kalan şehir geleneğimizden olmalı. İnsanlar saygılı, küçük büyük herkes yabancıya yardımcı oluyor.
Önümüze çıkan yer Taşhan, yontma taştan yapılmış bir kapalı çarşı. Büyük kapıdan içeri yavaş yavaş girersin içeride iki yana açılmış yeşil bir alan çıkar karşına. İçerisi sade görünümlü ve serin. Öyle sıkılacak bir kalabalık yok. Meydan yeşil ve oturma yerleri düzenlenmiş. İki katlı geniş bir bina. İkinci kata çıkınca “Okumadığın gün karanlıktasın.” Yazısı karşılıyor seni. Alt katta çay, kahve yerleri, oturma alanları, alışveriş dükkânları bulunuyor. Bir yere oturunca hemen başında bir insan bitmiyor, “Ne içersin?” diye, çağırınca geliyorlar. Üst kat benim çok hoşuma gitti, bayram yeri gibi. Yöresel dokumalar, el işleri, oyuncaklar, giysiler daha neler neler. Aslında bizim bildiğimiz Tokat’ta da sokaklar böyle durumda. Gezerken süslü bir pazar yerinde gibisin. Yalnız sessiz ve saygılı.
Ulucami, Danişmentlerin eseri, kalenin dibine kurulmuş. Giriş tarafında sağ köşenin üzerinde taştan kuş yuvası ihmal dilmemiş. Bu kadar inceliğin düşünülmesi vallahi insanı şaşırtıyor. Bu kadar mükemmel bir eserle uğraşırken kuşun kalacağı ev ihmal edilmemiş. Caminin içinin işlemeleri tamamen bir sanat eseri. Şimdiye kadar gördüğüm en güzel cami işlemelerinden biriydi.
Meydanda deve kervanı maketleri, burasının kervan yolu olduğunu temsil eder. Tam karşısında Kültür Bakanlığının müzesi var. Burada güzel bir tarih gezisi yaptık. Oradan çıkınca karşıda Belediyenin Şehir Müzesi yer alıyor. Bura da Tokat’ın geçmişini görsellerle öğreniyorsunuz. Doğrusu insan bu müzelerden çıkmak istemiyor.
Söylemeden geçemeyeceğim Tokat’ta bütün müzeler ücretsizdi.
Birçok yerde, hanların girişi, sokaklar Tokat işlemeleriyle süslenmiş. Bu görüntüler göze çok hoş görünüyor. Hava sıcak duvarın gölge tarafından yürümeyi tercih ediyoruz. Bir nefes alım dersen dükkânların önündeki oturaklara oturabilirsin. Bir bardak çay uzatılırsa merak etme o dükkân sahibinin size ikramıdır, sohbet böyle başlar…
Burada gezilecek yerlerin hemen hepsi eski Tokat içinde. İki sokak yukarıda Gazi Osman Paşa Plevne Müzesi bulunuyor. Eski bir konak onarılarak bu günkü haline getirilmiş. Müzenin içinde Plevne’de Gazi Osman Paşa ile hasbihal ettik. Hemen yakınında Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi. Burada geçmişte zengin konağıymış. Girişte sol tarafta çift kurnalı çeşme bizi karşıladı. Önce suyumuzu içtik, görevlilerin yardımıyla iki katlı müzeyi gezmeye başladık. Hemen girişte Atatürk’ün büstüyle karşılaştık. Bize dedi ki; “Bir vatana sahip olmanın yolu, o topraklarda yaşanmış tarihi olanları bilmek, doğmuş uygarlıkları tanımak ve sahip olmaktan geçer.” O günler için konağın içi ve Atatürk’ün Tokat’a gelişiyle ilgili çok şey öğrendik. Gelmişken Mevlevihane’yi gezmeden dönmek olmaz. Doğrusu burası bahçe ve iç yapısıyla çok güzel düzenlenmiş. Birçok eski eşyalar ve eski sancakları burada gördük. Mevlevileri seyrettik. Mevlâna Celâleddin Rumi kulağımıza fısıldadı, “Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.” İkinci katta balkonda oturduk. Tokat saat kulesi karşımızda. Her tarafımız yeşillik. Biz Tokat’ı sevdik. Bundan sonra biraz daha Tokat’ta oyalanacağız. Bir köy düğününe misafir olmaya gidiyoruz.

- Advertisment -

En popüler

Devlet Bahçeli: Bugünkü CHP, Atatürk’ün Partisi Değil, DEM’in Oyun Uşağı, Türkiye Düşmanlarının Altı Oklu Uydusudur.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 29 Şubat 2024 tarihli Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı basın toplantısı konuşmasının...

Şair Kerem Taşkın-Hüzün

Yüreğim hüzünlü Göz yaşım akmıyor Kurudu göz pınarlarım Son baharda dökülen yapraklar gibi Tıpkı içimde dökülen Bir kül gibi savrulur Oradan oraya gönlüm Olduğum yerde Sanki avuçlarım içinde hepsi, Sıksam bir türlü, bıraksam...

Devlet Bahçeli: Fetö’cüleri Aklamak Vatana, Millete Ve Adalete İhanet Değil Midir?

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, 20 Şubat 2024 tarihinde TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşmasının tam metni ve videosunu sunuyoruz. Değerli Arkadaşlarım, Muhterem...

Tarihçi-Yazar Oktay Ferik Yazdı-Hâkimiyet Bila Kaydu Şart Milletindir

Türk milleti tarihin her safhasında var olmuş, varlığını mutlaka bir devlet ile perçinlemiş, istikrar ve ittihadını milli hasletleri, kültürü ve seciyesi ile asırlara taşımıştır....

Son Yorumlar