10.3 C
Ankara
23. Mayıs. 2024
No menu items!
Ana Sayfa Yerel Mahir Adıbeş Gezdi ve Yazdı-Bayburt’ta Müzeleri Gezerken

Mahir Adıbeş Gezdi ve Yazdı-Bayburt’ta Müzeleri Gezerken

Bayburt çok eski şehir olarak bir müze niteliğindedir. Özellikle çok geniş ve sarp kalesi tek başına bir müzedir. Tarihe geçmiş, Dede Korkut ve Hazreti Ali hikâyelerine konu olmuştur. Bu hikâyeler içinde Koruk da geçmektedir. Biz o hikâyelerle büyüdük.
Çoruh şehrin tam ortasından geçer, şehir iki yaka. Ben Çoruh Nehri’nin kıyısında büyüdün. Köyümüz tam yanındaydı. Onun için ne zaman Bayburt’a gitsem kıyısında saatlerce oturum dalıp giderim. Bu sular beni alıp çok uzaklara götürüyor. Çoruh Nehrine, Erzurum köprüsünden aşağı yapılan müdahale kabul edilecek bir şey değil. Yani anlayacağınız yatağı çok değiştirilmiş.
Bayburt dağlar arasında kurulmuş. Aslan Dağı. Duduzar, Şehit Osman, Bayburt Kalesi çepeçevre çevirmiş. Koruk tamamen elden çıkmış, artık o bildik sebzelerin yetiştiği yerler yok. Lahana, Bayburt ağzıyla kelem artık yetişmiyor. Fasulye Erzincan, domates Amasya’dan geliyor. Bayburt’un köyleri boşalmış. Bayburtlu Zihni demiş ya:

“Vardım ki yurdundan ayak göçürmüş
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı
Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş
Sakiler meclisten çekmiş ayağı”

Bayburt, Saat Kulesi ile tanınsa da Ulu Cami çok önemli değerlerdendir. Kırk Paharların suları akıyor, bu sevindirici. Yalnız orada sürekli bir temizlikçinin olması gerekir. Ortam hoş değil.
Bayburt, 1915-1918 yılları arasında meydana gelen Ermeni mezalimi şehri oldukça yıpratmıştır. Katliamda Ermenilerin Türkleri yaktığı Taş Mağazaları arasanız da sorduğunu çok insan yerini bilmiyor. Çünkü yerinde binalar yapılmış.
Son yıllarda çok fazla göç vermesi ise şehirde ayrı bir verim kaybıdır. Bu yazıma tarihi şehrin çok önemli bir değeri olan Dede Korkut Duası ile başlayacağım. Biliyorsunuz Bey Böyrek (Bamsi Beyrek) Destanı Bayburt Kalesinde geçmektedir. Bey Böyrek Destanını çocukluğumda büyüklerden dinlemiştim hem de kaç defa…

Dede Korkut Duası:
“Yom vereyim hânım:
Yerli Karadağların yıkılmasın!
Gölgelice kaba ağacın kesilmesin!
Kan gibi akan görklü suyun kurumasın!
Kanatlarının ucu kırılmasın!
Kaadir seni namerde muhtaç etmesin!
Koşarken ak-boz atın sürçmesin!
Çaldığında kara polat öz kılıcın kedimlesin!
Dürtüşürken ala gönderin ufanmasın!
Aksakallı baban yeri cennet olsun!
Ak pürçekli anan yeri uçmak olsun!
Allahın verdiği umudun kırılmasın!
En sonunda arı imandan ayırmasın!
Ak alnında beş kelime dua kıldık kabul olsun!
Derlesin, toplasın, günahınızı,
Kaadir Allah adı-görklü Muhammeddin yüzü suyunu bağışlasın!
Bu duaya amin diyenler Allah’ı görsün!”

Bu duaya “âmin” denilir.
Bayburt’ta iki tane müze açılmış. Birini valilik diğerini Belediye açmış. Tabi ki bizim için önemli ve kızlarımızla girdik içeriye. Bu iki müze de daha çok yeni lakin bana göre çok güzel hazırlanmış. Daha da zenginleşeceklerine inanıyorum.
Valiliğin açtığı müze eski Kız Sanat Okulu olan binada. Bina sarı taştan yapılmış. Ben henüz girişteyken kızlarım ilk odadan seslendiler. “Baba sen buradasın,” diye. Girdim odaya. Duvarda bana ait bir köşe düzenlenmiş. Bizim bundan haberimiz yok. Kızlarım çok sevinmişti elbet ben de çok etkilendim. Bayburt Valiliğine, Müze Müdürüne ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Müzeyi gezmeye başladık. Burada bir şehrin geçmişi hakkında önemli bilgiler barınıyor. Müzenin çoğunu Dede Korkut kaplamış. Düzenleme çok hoşuma gitti. Doğrusu hak ediyor. Dede Korkut hikâyeleri yazıya geçmeden önce de Türkler tarafından Bayburt ve yörede hikâye olarak anlatıla gelmiştir. Anlaşılmaktadır ki Dede Korkut’un Bayburt’ta bir geçmişi var. Dede Korkut adeta burada canlandırılmış.
Bayburt Belediye Müzesi de henüz çok yeni. İki katlı bir konaktan düzenlenmiş. Müze, güzel yazılı tablo arşivi gibi. Buraya emeği geçen Fatih Dündar arkadaşımız gezimizde yardımcı oldu. Bayburt’ta geçen çocukluk yıllarımın izleri vardı odalarda. “İşte bizim kültürümüz,” dedim içimden. Bakır sahanlar sofralarda yerini almış, sac sobalar ortaya kurulmuş. Sergiler çok eskiyi andırıyor.
Bu müzelerin açılması doğrusu hoşuma gitti.

 

- Advertisment -

En popüler

Güney Türkistan’da Özellikle Türklerin Yoğun Şekilde Yaşadığı Bölgelerde Büyük Sel Felaketi Yaşanıyor.

Güney Türkistan'da büyük bir şok ve üzüntü yaratan, Türklerin yaşadığı bölgeyi vuran ve şimdiye kadar görülmeyen sel felaketinde, alınan yeni bilgilere göre, Güney Türkistan'ın...

Betül Altınsoy’un Değerli Eğitimci/Yazar Ayşe Mercan Kara İle Söyleşisi

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhaba,1986 yazında Afyonkarahisar’ da dünyaya gözlerimi açmışım. Babamın tayini sebebiyle ülkemin en güzel şehirlerinden olan Bursa’da büyüdüm. Konya Selçuk üniversitesinde Türk...

Şair Kerem Taşkın – Sevinçler

Mutlu olmak sevince bağlı Sevinç kalbimde açıyor Çiçekler gibi coşuyor Kelebekler gibi uçuyor Sevinçler umutla dolu Bulutlar gibi bem beyaz İçinde yürür hayatın Neşe saçar yaşadıkların Umut et senin olsun Tüm yaşadıkların Sevgi içinde...

Değerli Ozan Aşık Rasim Genç İle Röportaj

Kendinizden bahseder misiniz? 1963 yılında Samsun Vezirköprü'ye bağlı Çorakdere köyünde doğdu. İlkokulu köyünde bitirdi. Çok istemesine rağmen, imkânsızlıklar nedeniyle eğitimine devam edemedi. Çobanlıkla başlayan yaşamı, inşaat...

Son Yorumlar