10.3 C
Ankara
16. Nisan. 2024
No menu items!
Ana Sayfa Diğer Kültür Sanat Yiğit Emir AHİ’nin Değerli Yazar Esra ODMAN İYİER İle Söyleşisi

Yiğit Emir AHİ’nin Değerli Yazar Esra ODMAN İYİER İle Söyleşisi

Merhaba, öncelikle âdettendir sorulur, kimdir Esra ODMAN İYİER?

Merhaba. Öncelikle size ve ekibinize çok teşekkür ediyorum.

1969 İstanbul doğumluyum. Neredeyse 14 yaşından beri yazıyorum. Şiirlerle başladığım edebiyat serüvenime öyküyle devam ettim. Öyküler yazmaya başladığımda ODTÜ İstatistik’te okuyordum ve çoğu zaman neden matematik okuduğumu, aslında edebiyatla ilgilenmek istediğimi düşünüp yanlış üniversitede okuduğum için kendime kızıyordum. Yıllar içinde matematiğin bana çok faydası olduğunu aslında kurgu yaparken tam anlamıyla matematiksel bir problem çözmek için masa başına oturduğumu anladım ve bu çok hoşuma gitti.

Özellikle ilk öykü kitabım Gölgesi Bedenim yayınlandığında okuyucuların öykülerim için “Matematiksel bir zekanın ürünleri,” demesi ve bu işin sırrını sormaları aslında doğru yolda olduğumun kanıtı oldu.

Uzun yıllar kamuda üst düzeyde görev yaptıktan sonra emekli oldum. Çalıştığım yıllarda, Gölgesi Bedenim, Göründüğü Gibi Değil ve Boşluk yetişkinler için öykü kitapları, Mimar Sinan ve Gizemli Mektup, Gizemli Yolculuk, Eyvah Kardeşim Olacak çocuk romanları ile derlemesini ve editörlüğünü yaptığım; Kadın Sesi Kağıda Düşerse, Bir Kadın Varmış Bir Kadın Yokmuş, Çılgın Hayvan Maceraları, Uykunun Gözleri, Macera İçinde Macera kitapları yayımlandı. 2023 yılında Boşluk kitabımın 2. Baskısı Nomos Yayınlarından çıktı. Birçok öykü seçkisinde öykülerimle yer aldım ve editörlüğünü yaptığım roman ve çocuk kitapları var.

Uzun yıllar Ankara’da yaşadıktan sonra iş nedeniyle 2012 yılında Balıkesir’e yerleştim. 2013-2019 yılları arasında Balıkesir Güzel Sanat Derneği’nde yüz yüze yaratıcı yazarlık eğitimleri verdim.

2020 yılında pandemiyle birlikte eğitimler zoom üzerinden yapılmaya başladığında Atölye Ataşehir eğitim kadrosuna katıldım. Ataşehir Atölye devam ederken iki sene sonra Atölye Bütünsel Değişim’in kadrosunda birçok eğitim verdim. Şu sıralar Atölye Ataşehir ve yeni eğitimlere başlayan Asonans Atölyelerinde Yaratıcı Yazarlık, Çocuk Kitabı Yazmanın Püf Noktaları, Çocuklar İçin Yaratıcılık, Çocuklar İçin Mitoloji, Öykü Yazarının Not Defteri, Mitoloji, Rüyalar ve Edebiyatta Kadın başlıklı konularda eğitimler veriyorum.

Editörlüklerini yaptığım birçok özel öğrencim var ve onların yayınlanmış kitaplarından dolayı gurur duyuyorum.

Kısacası Esra Odman İyier yazmaya ve öğrenmeye sevdalı, yazar olmaya istekli insanları destekleyen, öykü aşığı, şiire komşu bir dünyalı.

Yazarlığa ilk adımı nasıl attınız?

Yazarlığa düşünerek, ben bunu yapacağım diyerek başlamadım aslında. Gönlümün beni götürdüğü yola girdim sadece. 14 yaşındaydım ve dertleşmek, anlatmak istiyordum. Annemle çok iyi bir anne kız ilişkimiz vardı ama bazen ona da anlatamadığım içimde coşan bazı şeyler oluyordu.  Ben de yazmaya başladım. Önceleri günlük tutuyordum. Baktım ki iş günlük yazmaktan öteye gidiyor. Çünkü kendimi anlatmaktan çok olayları ve başkalarını anlatmaya, onlara hayat hikayeleri biçmeye başlamışım. Bunu bir oyun gibi yapıyordum. Böylece yeni defterler aldım ve aklıma ne geliyorsa ne hissediyorsam hatta gördüğüm ve ilgimi çeken ne varsa hepsini yazdım. Liseyi bitirirken, yazdıklarımın kısa öyküler olduğunu öğrenince de hedefim iyi bir yazar olmak oldu.

İlk kitabınızı elinize aldığınızda neler hissettiniz?

İlk kitap! Müthiş bir şey! Anlatılması, tarifi imkânsız bir duygu. Bu doğum yaptıktan sonra bebeğinizi kucağınıza almanız gibi. Korku, heyecan, panik, kendini beğenmişlik, zayıflık, ölümsüz olma duygusu… Birçok karışık duygu aynı anda gelip beyninizi ve bedeninizi esir alıyor. Sonra yavaş yavaş duruluyorsunuz ve tüm bu duygular yerini endişeye bırakıyor. Acaba? diyorsunuz, iyi oldu mu? Okurlar beğenecek mi?

Bu gelgitler arasında yenisini yazmak için kolları sıvamış bilgisayarın başında buluyorsunuz kendinizi. Bu sefer çok daha iyi yazacağım, diye.

Kendinizde bir şeyleri değiştirme imkânınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Bir şey değiştirmek istemezdim. Beni ben yapan şeyler hepsi. Hatalarımla, sevaplarımla, keşkelerim ve amalarımla Esra Odman İyier oluştu. Tıpkı kırışıklıklarım, kilolarım, ellerindeki lekeler gibi beynimin ve zihnimin olgunlaşmasını sağladılar.

Türkiye’de kitap dünyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye okuma yazma oranı çok düşük olan ülkelerden biriydi. Buna alışmıştık ve okurun bu denli az olduğu bir ülkede bu kadar yazar olmasına da şaşırmıyorduk aslında. Ama ekonomik dengesizlikler gerçekten yazan ve iyi edebiyat yapanların da önünü kesti. Çok iyi kitaplar bazen parasızlıktan, maddi imkansızlıktan dosya halinde bekliyor. Bazı gereksiz kitaplar ise çok satanlarda bir numarada. Bence artık nitelik açısından kitabı değerlendiren, saygı duyan ve ona gereken yeri veren çok az kişi kaldı. Nicelik derseniz edebi tadı olmayan bazı kitapların baskı sayılarına bakınca ve bu kitapların sanki modaymış gibi elden ele dolaştığını görünce olayı daha iyi anlıyorsunuz.

Son dönemde pek çok insanın kitap yazmasını nasıl yorumluyorsunuz?

Yapay Zeka’lar sayesinde gün gelecek kitap yazmamış kimse kalmayacak diye düşünüyorum. Ha haahaa… Aslında ben yaratıcılığın herkeste var olduğuna inanan ve yazmak isteyen herkesin çalışmayla, özveriyle ve sabırla yazabileceğine inanlardanım ama burada devreye yayınevleri giriyor. Bu yazılanın tadını anlayacak ve edebi olanı basacak olan onlar. Bazı noktalarda yazmayı beceremeyenlerin yolunu kesecek olan da yayıncılar, diye düşünüyorum. Keşke bu kitap yazanların hepsi başkalarının yazdıklarını da okusa. Belki o zaman yazdıklarının aslında piyasada aynılarının olduğunu, hepsinin birbirine benzeyen klişe hikayelerden oluştuğunu okur ve yazmaktan vazgeçer. İnşallah…

Sorularıma verdiğiniz yanıtlar için çok teşekkür ederim. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, takipçilerinize vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Ben de çok teşekkür ediyorum. Yazar olmak isteyenlere birkaç şey söylemek isterim. Bu işin ucunu bırakmayın. Sabırla, özveriyle çalışın, okuyun ve sürekli yazın. Okumak ve yazmak asli işiniz olsun, boş zamanı değerlendirme işi değil.

Rüyalarınıza inanın ve güvenin. Onları not alın ve hikayelerinizde kullanın. İç sesinize kulak verin ve onun yolundan yürüyün. Yaratmak elinizde ve bunu istediğiniz sürece önünüze engel çıkmayacaktır.

Vakit ayırdığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim. Sizi tanımaktan çok mutlu olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. İlhamınız bol olsun efendim.

- Advertisment -

En popüler

Betül Altınsoy’un Değerli Eğitimci/Yazar Ayşe Mercan Kara İle Söyleşisi

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhaba,1986 yazında Afyonkarahisar’ da dünyaya gözlerimi açmışım. Babamın tayini sebebiyle ülkemin en güzel şehirlerinden olan Bursa’da büyüdüm. Konya Selçuk üniversitesinde Türk...

Şair Kerem Taşkın – Sevinçler

Mutlu olmak sevince bağlı Sevinç kalbimde açıyor Çiçekler gibi coşuyor Kelebekler gibi uçuyor Sevinçler umutla dolu Bulutlar gibi bem beyaz İçinde yürür hayatın Neşe saçar yaşadıkların Umut et senin olsun Tüm yaşadıkların Sevgi içinde...

Değerli Ozan Aşık Rasim Genç İle Röportaj

Kendinizden bahseder misiniz? 1963 yılında Samsun Vezirköprü'ye bağlı Çorakdere köyünde doğdu. İlkokulu köyünde bitirdi. Çok istemesine rağmen, imkânsızlıklar nedeniyle eğitimine devam edemedi. Çobanlıkla başlayan yaşamı, inşaat...

Devlet Bahçeli: Türk Birliğinin Hasretini Çekip Hayallerini Kuran Merhum Türkeş Bey’in İnanıyorum ki Ruhu Şad Olacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin, “Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in 27.Vefat Yıldönümü” münasebetiyle yayınladıkları anma mesajını sunuyoruz. Türk siyaset ve demokrasi hayatına derin...

Son Yorumlar